ARAMA SONUÇLARI
Boş arama ile 40 sonuç bulundu
- SEIKA Gübreleme Programı: Çekirdek Sistem, Vites Mantığı ve Tür-Senaryo Takvimleri
Bonsai gübreleme, “ne kadar çok besin o kadar iyi” işi değil. Aynı ağaçta bile hedef değişince doğru gübreleme tamamen değişir. Kalınlaştırma (gelişim), formu koruma (gelişimi tamamlanmış) ve ince dallanma/boğum kısaltma (rafinasyon) aynı reçeteyle yürütülmez. Bu yazı, SEIKA’nın mantığını “çekirdek sistem + vites + müdahale setleri” gibi net bir çerçeveyle anlatıyor; sonra da bunu mevsimlere ve gerçek bonsai senaryolarına indiriyor. Bu yaklaşım aynı zamanda şu temel sorulara cevap verir: bonsai sanatı içinde doğru besleme nasıl olur, bonsai nedir ve “saksıda yaşayan ağaç” nasıl sürdürülebilir kalır, bonsai nasıl yapılır sorusunun “bakım rutini” tarafı nasıl kurulur, bonsai nasıl yaşar sorusunun kök–toprak–ritim cevabı nedir, bonsaiye nasıl başlanır ve en baştan nasıl doğru alışkanlıklar oturtulur? Ağaç aktif değilken ve aşırı sıcak dönemlerde gübreleme çoğu zaman faydadan çok risk üretir. 30°C üstünde gübre vermeyin. Önce Temel: NPK Nedir, Organik Neden Önemli? NPK ne demek? NPK , gübrenin içindeki üç ana makro elementi anlatır: N (Azot): Sürgün ve yaprak/iğne büyümesini hızlandırır; “uzatma” etkisi baskındır. Fazlası internodları uzatabilir, yaprak/iğneyi büyütebilir ve dokuyu yumuşatabilir. P (Fosfor): Hücresel enerji ve gelişim süreçlerini (özellikle ATP) destekler; bu yüzden kök aktivitesi, tutunma ve genel gelişim üzerinde etkilidir. Bonsai pratiğinde çoğu zaman “kök tarafını destekler” diye özetlenir. K (Potasyum): Su dengesini ve dokunun sıkılığını yönetir; ısı/kuraklık stresine toleransı, odunlaşma/sertleşmeyi ve genel dayanım–kaliteyi artırmaya yardımcı olur. “Büyütmekten” çok büyümeyi sağlamlaştırır. Çekirdek Gübre Paketi - HÜMİK + YOSUN + NPK 10:10:10 NPK 10:10:10 gibi ürünlerde üçü dengeli gelir. Bu, gelişim vitesi için iyi bir araçtır; ama rafinasyonda kontrolsüz uzamaya davetiye çıkarabilir. Bonsai eğitiminde sık duyulan “azot uzatır” cümlesi burada pratik karşılığını bulur: hedef bonsai nasıl yapılır değil, hedef “o bonsainin hangi aşamada olduğuna göre büyümeyi yönetmek”tir. Organik gübreleme neden önemlidir? Bonsai saksısı küçük hacimdir; drenaj yüksek, yıkama hızlıdır. Bu yüzden koleksiyonlarda omurga yaklaşımı şudur: Toprak-kök çevresi sürekli iyi çalışsın; sonra hedefe göre vites aç/kapat. Bu omurgayı SEIKA’da iki şekilde kurarsın: HÜMİK + YOSUN (çekirdek ikili) ORGANİK (tek şişe çekirdek) İkisi de sistemi yürütür; farkı şudur:HÜMİK + YOSUN daha modüler; ORGANİK daha sade. Üç Dişli Akçaağaç - Acer buergerianum “Azot 1 ayda topraktan temizlenir” ne demek? Bunu bonsai diliyle şöyle düşün: Saksı ortamında özellikle hızlı alınan/yıkanan azot formları, düzenli sulamayla 2–4 hafta içinde ortamdan ciddi ölçüde uzaklaşabilir. Bu yüzden “bir kere bastım, iki ay yetti” yaklaşımı bonsaide zayıf çalışır. Pratik kural şudur: Azotu aylık döngüyle yönet: parça parça ve planlı ver; gerektiğinde kes. Bu, özellikle yapraksızlaştırma/mekiri gibi büyümeyi yönetme tekniklerinde “bonsai nasıl yaşar?” sorusunun en kritik bakım cevaplarından biridir. Dengeli Gübre Paketi - ORGANİK + MİKRON SEIKA Mantığı: Çekirdek Sistem + Vites + Müdahale Çekirdek sistem (omurga) Bu sistem, ağaç aktifken düzenli yürütülür. Temel doz mantığını sade tut: HÜMİK: 20 ml/L, 10–20 günde bir YOSUN: 20 ml/L, 10–20 günde bir ORGANİK: 20 ml/L, 10–20 günde bir Çekirdeğin görevi: kök çevresini stabil tutmak; ağacı düzgün ritme sokmak. Yani “bonsaiye nasıl başlanır?” sorusunda en doğru başlangıçlardan biri: çekirdeği kur, ritmi gör, sonra karar ver. Kuvvetli Saçak Kök Gelişimi | Üç Dişli Akçaağaç - Acer buergerianum Vites (büyütme gazı): NPK 10:10:10 NPK: 20 ml/L, 10–20 günde birBunu çekirdeğin yerine değil, çekirdeğin üstüne “vites artırma” olarak kullan. Kural: Rafinasyonda NPK çoğu zaman devre dışı kalır. Gelişimde ise en güçlü kaldıraçlardan biridir. Bu ayrım, bonsai sanatı içinde “sağlıklı büyüme” ile “kaba büyüme” arasındaki çizgiyi belirler. Müdahale setleri (destek/onarımlar) Bunlar sürekli rutin değil; “duruma göre” açılır: MİKRON: 20 ml/L, 30–45 günde bir (dengeleyici) DERMAN: haftada 1, 3 hafta üst üste (stres/toparlanma bloğu) KÖKLEN: haftada 1, 3 hafta üst üste (kök teşviki/onarım bloğu) Basit karar: Ağaç zorlanıyorsa NPK ile zorlamazsın ; önce toparlatırsın (DERMAN/KÖKLEN, gerektiğinde MİKRON). Bu da “bonsai nasıl yaşar?” sorusunun “zorlama değil ritim” cevabıdır. DERMAN Anti Stres Gübresi KÖKLEN Köklendirici Gübre Üç Büyük Senaryo: Mevsimlere Göre Gübreleme Aşağıdaki takvim Türkiye geneli mantığıdır. Mikroklima değişir, ama iskelet aynı kalır: Aktif dönemde çekirdek; hedefe göre vites; işlem dönemlerinde kes–geri al. Aday - Gelişim Aşamasında - Gelişim Tamamlanmış Gelişim Aşaması (kalınlaştırma, dal uzatma, hızlı kapanma) Hedef: hacim büyüsün, yapı kurulsun. Bonsai nasıl yapılır sorusunda “tasarım” kadar “gelişim planı” da önemlidir. İlkbahar Sürgün hareketi başlar başlamaz çekirdeği başlat (HÜMİK+YOSUN veya ORGANİK). Ağaç sağlıklıysa NPK vitesini ekle. Çok yeni repot/kök zayıfsa NPK’yi beklet, önce çekirdekle ritim kur. Yaz Sıcaklar yükseldiğinde doz ve sıklığı düşür; 30°C üstünde gübre verme. Isı düştüğü günlerde çekirdeğe dönmek daha güvenlidir. Aşırı sürgün uzaması istenmiyorsa NPK’yi kıs. Sonbahar Gelişimin “kaliteli” kısmı burada gelir: çekirdek + hedefe göre NPK. Sonbahar gübrelemesi sezonu sağlam kapatma işidir. Kış Ağaç aktif değilse gübre yok. Gelişimi Tamamlanmış (form oturmuş, hedef koruma) Hedef: sağlığı koru, taşırma yapma. Burada amaç, “bonsai sanatı” içinde görünmeyen ama sonucu belirleyen bakım disiplinini kurmaktır. İlkbahar Çekirdek düzenli (düşük/orta yoğunluk). NPK varsa bile “kısa ve amaçlı”: taşırmaya başladığı anda kes. Yaz Sıcak yönetimi önde: çekirdeği azalt/askıya al. Stres işaretlerinde: NPK değil → DERMAN bloğu + gerekirse MİKRON . Sonbahar Çekirdekle iyi besle; bu dönem ağacı düzgün sezona sokar. NPK çoğu zaman gerekmez; gerekiyorsa kısa kullanılır. Kış Gübre yok. Rafinasyon (ince dal, kısa boğum, kısa iğne/yaprak) Hedef: az uzama + çok sayıda kısa sürgün + sık dallanma. Yani “bonsai nasıl yapılır?” sorusunun en ileri basamağı: büyümeyi milimetrik yönetmek. İlkbahar Çoğu türde çekirdek düşük yoğunluk. Bazı türlerde (özellikle iğne yönetimi hedefi varsa) ilkbaharı gübresiz geçirmek strateji olabilir. Yaz Rafinasyonda yaz, kontrol ve işlem dönemidir: defoliasyon/mekiri gibi tekniklerde gübreyi doğru zamanda kesmek kritik. Sonbahar Rafinasyonun en verimli mevsimi: çekirdek ile güçlü besle. NPK çoğu zaman hâlâ kapalı kalır. Kış Gübre yok. Rafinasyon | Japon Akçaağacı 'Katsura - Acer palmatum 'Katsura' Senaryo Örnekleri: Tür Bazlı Takvimler Japon Beyazçamı (Pinus parviflora) rafinasyonda / gelişimi tamamlanmış Hedef: iğneler kısa, sürgünler kontrollü, form korunacak. Bu örnek, “bonsai nedir?” sorusunun “ölçek ve oran” cevabını pratikte gösterir. Japon Beyaz Çamı - Pinus parviflora Strateji İlkbahar: Gübreyi azaltabilir veya hedefe göre gübresiz geçebilirsin.Amaç: ilk sürgünlerin fazla uzamasını frenlemek; iğne boyunu kontrol etmek. Sonbahar: Yeniden gübrelemeye başla (çekirdek sistem).Amaç: sezonu sağlıklı kapatmak, depoyu doldurmak. SEIKA uygulaması İlkbaharda: ya hiç gübre yok, ya düşük yoğunluk HÜMİK + YOSUN / ORGANİK Sonbaharda: çekirdeği düzenli yürüt Bu hedefte NPK genelde kapalı kalır Japon Karaçamı / mekiri-mum alımı senaryosu (Pinus thunbergii tarzı takvim) Hedef: yaz işlemiyle ikinci büyümeyi yönetmek; internod ve iğne kalitesini kontrol etmek. Takvim Şubat: Gübrelemeye başla (çekirdek + hedefe göre vites) Mayıs: Gübreyi kes Haziran: Mum alımı/mekiri yapılacaksa uygula Yeni büyüme sertleşince: çoğu durumda sonbaharda tekrar gübrelemeye başla Japon Karaçamı - Pinus thunbergii SEIKA uygulaması Şubat–Mayıs: çekirdek düzenli + gerekiyorsa kısa süreli NPK Mayıs’ta kesiş: özellikle NPK kapalı İşlem sonrası: ağacı zorlamadan toparla; gerekiyorsa DERMAN bloğu Sonbahar: çekirdeği düzenli aç Çin Karaağacı (Ulmus parvifolia) rafinasyonda / gelişimi tamamlanmış: agresif ilkbahar + yapraksızlaştırma Hedef: çok sayıda yeni dal, kısa sürgünler, sık taç. “Bonsai nasıl yaşar?” sorusunun cevabı burada: doğru zamanda kes, doğru zamanda besle. Çin Karaağacı - Ulmus parvifolia Senaryo İlkbaharın başı: yüksek viteste agresif gübreleme Yapraksızlaştırmadan önce: gübreyi kes 1 ay sonra: yapraksızlaştırma Sonrası: gübresiz bırak; kısa sürgün ve çoklu dallanmayı al Sonbahar: çekirdeğe geri dön Pratik Reçeteler: Hangi Hedefte Hangi “Set” Açık? Düşük Yoğunluk (rafinasyon/koruma) Çekirdek: HÜMİK + YOSUN veya ORGANİK NPK: kapalı MİKRON: 30–45 günde bir (denge) DERMAN/KÖKLEN: sadece ihtiyaç varsa Orta Yoğunluk (stabil büyüme) Çekirdek: açık NPK: kısa ve amaçlı (taşırmaya başlarsa kes) MİKRON: periyodik Stres varsa: NPK değil → DERMAN bloğu Yüksek Yoğunluk (gelişim/kalınlaştırma) Çekirdek: düzenli NPK: açık (sıcak yönetimiyle) MİKRON: denge Kök zayıfsa: önce KÖKLEN bloğu, sonra vites En Sık Hatalar (ve hızlı düzeltmeleri) “Gübreyi artırınca her şey düzelir” Düzelmez. Zayıf kök, yanlış sulama, yetersiz ışık varsa gübre sadece yük bindirir.Çözüm: önce çekirdekle ritim; gerekiyorsa KÖKLEN/DERMAN bloğu. Yaz sıcağında aynı tempoda devam Çözüm: 30°C üstünde gübre verme. Daha serin periyotlarda çekirdeğe dön. Rafinasyonda NPK’yi açık tutmak Çözüm: NPK kapalı; çekirdek düşük yoğunluk; sonbaharda güç toplama. İşlem takviminde gübreyi unutmak Çözüm: işlem öncesi kes, işlem sonrası toparlanma, sonra doğru zamanda yeniden aç. Kapanış: Bu sistemin özü tek cümle Çekirdekle ritmi kur, hedefe göre vites aç/kapat, işlem dönemlerinde gübreyi zamanında kes ve doğru zamanda geri al. Bu yazıda adı geçen ürünler: Çekirdek Gübre Paketi – HÜMİK + YOSUN + NPK 10:10:10 Dengeli Gübre Paketi – ORGANİK + MİKRON Destek & Onarım Paketi – MİKRON + DERMAN + KÖKLEN Tavsiye edilen diğer ürünler: Trichoderma Yararlı Kök Mantarı - 2'li Paket MİKORİZA - Yararlı Mantar Anahtar Kelimeler bonsai sanatı, bonsai nedir, bonsai nasıl yapılır, bonsai nasıl yaşar, bonsaiye nasıl başlanır, bonsai gübreleme, bonsai gübre programı, organik gübre, NPK nedir, bonsai bakım, japon beyazçamı bonsai, pinus parviflora bakım, japon karaçamı bonsai, pinus thunbergii mekiri, çin karaağacı bonsai, ulmus parvifolia yapraksızlaştırma, bonsai fertilization, bonsai fertilizer schedule, organic bonsai fertilizer, what is NPK, how to start bonsai, what is bonsai, bonsai care guide Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All blog posts published on Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) are based on information compiled from various sources and the author’s humble experience. Copying without permission or quoting without citing the source is strictly prohibited and is considered plagiarism and theft of labor. Aykut Erşen Bonsai Seika
- Çin Karaağacı - Ulmus Parvifolia Bonsai Bakımı Kılavuzu
Çin karaağacı (Ulmus parvifolia), bonsaide “çalışkan” diye anılabilecek türlerden biridir: düzenli budamaya iyi cevap verir, hızlı sıklaşır ve doğru koşullarda kısa sürede kompakt bir taç kurar. Yeni başlayan için de, rafinasyon hedefleyen koleksiyoncu için de uygundur; farkı, hangi hızda ve ne kadar müdahale ile ilerleyeceğiniz belirler. Zorluk seviyesi: orta . “Kolay” sanılmasının sebebi geri tomurcuklanma gücüdür; “zor” tarafı ise çoğu kişinin onu iç mekânda zayıf ışıkla yaşatmaya çalışmasıdır. Ayrıca aynı tür içinde yaprak dökme davranışı değişken olabilir; bazı bireyler tam yaprak dökerken bazıları yarı dökebilir veya hiç dökmeyebilir. Ürün Bilgi Kartı - Ağaçlar En sık yapılan hatalar: İç mekânda yetersiz ışık + havasızlık: sürgünler uzar, yaprak küçülmez, dallar çıplaklaşır ve kuruma başlar. Ağır/organik ağırlıklı toprak + takvimle sulama: kök bölgesi sürekli ıslak kalır; kök sorunları, yaprak sararması ve gerileme gelir. İşlemleri aynı döneme yığmak (saksı değişimi + sert budama + yoğun telleme): ağaç güçlü olsa bile gereksiz stres yaratır. Konumlandırma / Işık / Hava Çin karaağacı için en güvenli ve güçlü gelişim senaryosu dış mekândır . Dışarıda güçlü ışık ve temiz hava ile çok daha stabil ilerler. İç mekân “olur mu?” sorusunun cevabı: çok güçlü ışık ve disiplinli takip varsa denenebilir, ama kolay değildir. Dış mekân konumlandırma İlkbahar–sonbahar döneminde tam güneş / yarı güneş bandı çoğu ağaçta iyi çalışır. Yazın 35°C üzeri sıcak dalgalarda, saksı aşırı ısınıyorsa filtre gölge kök bölgesini korur. Sürekli koyu gölge ise internodları uzatır ve dokuyu gevşetir. Hava sirkülasyonu şart: duvar dibi, kapalı köşe, cam balkon içi gibi alanlar sorunları hızlandırır. İç mekân denenecekse (zor mod) En aydınlık pencere önü + mümkünse ek aydınlatma. Haftada birkaç kez saksıyı çevirerek tek yöne uzamayı azaltın. Ortam durağansa zararlı riski artar; hafif hava hareketi faydalıdır. İç mekânda su tüketimi düşer; dış mekân alışkanlığıyla sulamak kök riskini büyütür. Sıcaklık, Rüzgâr, Nem ve Mevsim Yönetimi Çin karaağacı ısı dalgalanmalarına dayanıklıdır; fakat bonsai saksısında kök bölgesi daha hızlı etkilenir. Sıcak dönem (35°C+) Öncelik “daha çok su” değil, kök ısısı + sulama kontrolü . Saksı yüzeyi çok ısınıyorsa filtre gölge, saksıyı zemine yaklaştırma, rüzgârı kırma (havayı kesmeden) işe yarar. Bu aralıkta tel izi riski artar; kontrol aralığını kısaltın. Serin dönem ve don riski (-5°C ve altı, uzun süreli) Tür dayanıklı olsa da saksı kökleri riskli hale gelir. Uzun don + sert rüzgâr kombinasyonunda saksıyı izole edin, zemine alın ve korunaklı alana yaklaştırın. Sulama ihtiyacı azalır; yine de “tamamen kupkuru” bırakmak doğru değildir. Toprağı kontrol ederek ilerleyin. Rüzgâr Hafif–orta rüzgâr yaprak sağlığı ve mantari risk açısından iyi olabilir. Sürekli sert rüzgâr saksıyı birkaç saatte beklenmedik şekilde kurutabilir; konumu buna göre ayarlayın. Nem Bu tür “yüksek nem şart” türü değildir; kritik olan kök bölgesi dengesi ve hava . İç mekânda kuru hava + zayıf ışık birleşince akar riski artar; yaprak altlarını düzenli kontrol edin. Sulama (Pratik kontrol yöntemleri + sık hatalar) Çin karaağacında sulama başarısı, takvim değil toprak okuma işidir. Temel kural İnorganik ağırlıklı, iyi drene karışımda çoğu zaman şu yaklaşım çalışır: Üst yüzey kurumaya başlar başlamaz bol suyla sulayın. “Bol su” demek, saksıdan alttan net akış görene kadar sulamak demektir. Pratik kontrol yöntemleri Parmak testi: Üstte 1–2 cm’yi kontrol edin; nemli ise bekleyin, belirgin kuruma varsa sulayın. Saksı ağırlığı: Islak–kuru ağırlık farkını elinizle öğrenin. Çubuk testi: İnce tahta çubukla 3–4 cm derine girip çıkarın; iz koyu/nemliyse bekleyin. Sulamayı değiştiren faktörler Sıcak dalga + rüzgâr: kontrol sıklığı artar; bazı günler sabah + akşam gerekebilir. Saksı küçük / sığ: daha hızlı kurur. Tane boyu iri (daha hava alan): daha sık kontrol gerekir; kök güvenliği artar. Tane boyu çok ince / sıkışık: yüzey kuru görünse bile alt kısım ıslak kalabilir; aşırı sulama tuzağı. Sık hatalar “Az az sık sulama”: Toprağın üstünü ıslatır, altını kuru bırakabilir. Doğrusu kontrolle sulamak ve her sulamada toprağı tam ıslatmaktır. Tabakta su biriktirmek: kök oksijeni düşer. İç mekânda dış mekân ritmini sürdürmek: su tüketimi daha düşüktür; aynı miktar kök riskini büyütür. Toprak ve Saksı (Karışım mantığı, drenaj, tane boyu, pH/su kalitesi) Çin karaağacı çok şeye dayanır; bonsaide hızlı ve stabil ilerleme çoğu zaman toprak ile gelir. Yaklaşım: organik ağırlıklı toprak önermiyoruz. Hedef; kökün hava alması, suyun hızlı ve kontrollü akması, karışımın kolay çamurlaşmamasıdır. Karışım mantığı Akadama bazlı karışımlar + ponza gibi drenaj/hava elemanları güvenli ilerler. Tane boyunu saksı boyu ve hedef belirler: Gelişim hedefinde: bir tık daha su tutan ama yine hava alan yapı. Rafinasyon hedefinde: daha kontrollü, dengeli drenaj ve sık kontrol. Drenaj detayları Saksı delikleri temiz ve açık olmalı. “Alta iri taneli katman” tek başına çözüm değildir; toplam karışımın nefes alması gerekir. pH ve su kalitesi Çok kireçli su, bazı bireylerde zamanla yaprak solukluğu/sararması yapabilir. Çözüm mantığı: daha düşük kireçli su kullanmak, toprak yapısını hava alan tutmak ve mikro element desteğini doğru zamanda uygulamak. Saksı Değişimi (Ne zaman, kimde, ne kadar kök budaması, sonrası bakım) Saksı değişimi Çin karaağacında güçlü bir işlemdir; doğru zamanda yapılırsa hızlı toparlar. Ne zaman? En güvenli pencere çoğu yerde: tomurcuklar kabarıp açmadan hemen önce .Kıyıda genelde daha erken, iç bölgede daha geç; çoğu zaman Şubat sonu–Mart , iç bölgede Mart sonu–Nisan bandı güvenli çalışır. Kimde? Ağaç sağlıklı, sürgün verme isteği iyi, yaprak rengi normal ve yakın dönemde ağır stres yaşamamışken. Yeni alınmış ve yer değiştirmiş ağaçta önce adaptasyon. Ne kadar kök budaması? Hedef “temiz kök topu” değil, “sağlıklı, ince kök ağı”dır. İlk defa saksı değiştiriyorsanız agresif kesim yerine, dolaşmış kökleri açıp düzenlemek ve toprağı yenilemek daha güvenlidir. Toprak cümlesi (geniş yapraklılar) “Sadece akadama veya ekstra akadama ile zenginleştirilmiş Akadamalı Süper Karışım kullanıyoruz.” Sonrası bakım Konumu sabitleyin; sert rüzgâr ve aşırı sıcak baskısından koruyun. Sulamada aşırıya kaçmayın; yeni karışımın davranışını gözlemleyin. Saksı değişimi ile sert budama/yoğun telleme aynı döneme yığılmamalı. Gübreleme (Hedefe göre: gelişim vs rafinasyon; dönemsel strateji) Gübre, Çin karaağacında “hız” yönetimidir. Fazla gübre internodları uzatır ve yaprağı büyütür; az gübre zayıflamaya götürür. Dozdan çok zamanlama ve hedef önemlidir. Genel mantık Sağlıklı kök + doğru ışık + doğru sulama yoksa gübre tek başına çözüm değildir. Stresli ağaçta önce koşulları düzeltin; sonra gübreyi devreye alın. Sabit cümleler “SEIKA program omurgası: ORGANİK/HÜMİK + YOSUN ve dönemsel MİKRON desteğidir.” “30°C üstü sıcaklıkta gübre vermeyin.” Mevsimsel strateji (Türkiye geneli) İlkbahar: gelişim başlar; hedefe göre düzenli gübreleme iyi çalışır. Sıcak dönem: kök ısısı baskı altında olabilir; doz ve sıklık daha temkinli yönetilir. Sonbahar: rafinasyon hedefinde çok verimli dönemdir; kontrollü gübreleme ile doku ve tomurcuk kalitesi desteklenir. Budama / Sürgün Yönetimi (Türün biyolojisine göre; sert budama toleransı) Çin karaağacı, doğru budama ritminde kısa sürede yoğun dallanma kurar. Ana fikir: uzat–kes döngüsünü planlı yapmak. İki budama tipi Yapısal budama: form kurma, dal seçimi, gereksiz kalın dalları azaltma. Bakım budaması: sıklaştırma ve yaprak/boğum kontrolü. Pratik sıklaştırma yaklaşımı Sürgün 6–8 yaprağa çıktığında, hedefe göre 2–3 yaprak bırakıp geri alın . Ağaç çok güçlüyse daha sık, zayıfsa daha seyrek müdahale. İç kısım karanlıkta kalırsa çıplaklaşır; sezon içinde kontrollü inceltme ile ışık ve hava girişini koruyun. Sert budama toleransı Tür toleranslıdır ama “toleranslı” demek “her zaman yapılır” demek değildir. Sert budamayı saksı değişimiyle aynı döneme yığmak çoğu zaman gereksiz risk yaratır. Yaprak küçültme mantığı Asıl kaldıraç: ışık + sulama dengesi + budama ritmi . Çoğu kişi için düzenli budama + kontrollü gübre, ileri işlemlerden daha güvenlidir. Tel / Şekillendirme (Türde tel zamanı, riskler, tel izi yaklaşımı) Çin karaağacı hızlı büyüdüğü için tel izi riski yüksektir. Tel zamanı Dal odunlaşmadan, sürgün esnekken şekil daha kolay verilir. Çok hızlı büyüme dönemlerinde tel daha hızlı iz yapar; kontrol aralığını kısaltın. Tel izi yaklaşımı “Taktım, unuttum” bu türde çalışmaz. İnce dallarda haftalık kontrol rutini kurun. İz başlıyorsa teli sökün; gerekiyorsa daha sonra yeniden telleyin. Telleme + ağır budama + saksı değişimi aynı döneme bindirilmemeli. Hastalıklar ve Zararlılar (Belirti → neden → ilk müdahale → takip) Buradaki amaç isim ezberi değil: “Ne görürsem ne anlarım?” sorusuna hızlı cevap. Yaprak biti Belirti: taze sürgünlerde kıvrılma, yapışkanlık, karınca trafiği. Neden: yumuşak sürgün fazlalığı, zayıf hava dolaşımı. İlk müdahale: suyla mekanik temizlik, taç içinde hava açma. Takip: 3–5 gün arayla kontrol; tekrar ediyorsa seçenek olarak SEIKA organik spreyleri. Akar Belirti: yaprakta noktasal solukluk, matlaşma; yaprak altlarında çok ince ağ benzeri izler. Neden: özellikle iç mekânda kuru hava + zayıf ışık + durağan ortam. İlk müdahale: konumu iyileştirmek, yaprak altlarını yıkamak. Takip: düzenli kontrol; yoğunluk sürüyorsa seçenek olarak SEIKA organik spreyleri. Mantari leke / külleme benzeri görünüm Belirti: yaprakta leke, tozumsu kaplama, erken sararma. Neden: sık doku + hava eksikliği + yaprağın uzun süre ıslak kalması. İlk müdahale: inceltme, hava dolaşımını artırma, sulamayı toprağa yapmak. Takip: ilerleme varsa seçenek olarak SEIKA organik spreyleri. Kök problemi (fazla ıslaklık) Belirti: genel cansızlık, sürgünlerin zayıflaması, yaprak sararması; toprak uzun süre ıslak kalır. Neden: ağır toprak, drenaj zayıflığı, gereksiz sık sulama. İlk müdahale: sulamayı kontrol moduna almak, drenajı kontrol etmek, tabakta su tutmamak. Takip: düzelmiyorsa doğru dönemde saksı değişimi planı. Çoğaltma (Çelik/tohum/havai köklendirme/aşı; kısa ama net) Çelik: İlkbaharda yarı odunsu çeliklerle başarı alınabilir. Kontrollü nem + hava dengesi önemlidir; “çok su” başarı getirmez. Havai köklendirme: dal üzerinde kök oluşturma yöntemi olarak uygulanabilir; hatalı konikliği olan gövdelerde işe yarar. Tohum: mümkün ama yavaş ve değişken sonuç verir; uzun vadeli projedir. Aşı: belirli form hedeflerinde kullanılabilir; ileri seviye konudur. Sık Sorulan Sorular (5–8 madde, kısa cevap) İç mekânda yaşar mı? Çok güçlü ışık ve disiplinli takip varsa denenebilir; en stabil gelişim dış mekândadır. Yaprak dökmüyor, sorun mu? Bu türde bireye ve koşula göre değişebilir; tek başına sorun göstergesi değildir. Yapraklar sararıyor, neden? En sık sebep ağır toprak + fazla sulama veya ışık yetersizliğidir; önce bunları kontrol edin. Ne sıklıkla sulamalıyım? Takvimle değil kontrolle: üst yüzey kurumaya başlar başlamaz tam ıslatacak şekilde sulayın. Ne zaman budama yapmalıyım? Ağaç güçlü sürgün veriyorsa sezon içinde düzenli bakım budaması yapılır; sert budamayı kök işlemleriyle aynı döneme yığmayın. Tel ne kadar kalmalı? İz başlama hızına göre değişir; hızlı büyüdüğü için sık kontrol şarttır. Kışın dışarıda kalır mı? Genelde evet; ama uzun don ve sert rüzgâra karşı saksıyı koruyun. Özet Bakım Rutini (Haftalık/aylık kontrol listesi; mevsime göre) Haftalık rutin Toprak kontrolü: parmak/çubuk/ağırlık yöntemiyle sulama kararı. Yaprak altı kontrolü: yaprak biti, akar belirtisi var mı? Drenaj kontrolü: sulamada alttan net akış var mı? Aylık rutin Taç yoğunluğu: iç kısım ışık/hava alıyor mu? Gerekirse inceltme. Tel kontrolü: iz başlıyor mu, tel sökme gerekiyor mu? Gübre planı: hedef gelişim mi rafinasyon mu? Sıcak dönem eşiği geldi mi? Mevsime göre kısa plan İlkbahar: büyüme başlar; saksı değişimi gerekiyorsa tomurcuk açmadan önce planlayın. Budama ritmini oturtun. Sıcak dönem (35°C+): kök ısısı yönetimi + sık kontrol. Filtre gölgeyi kök koruma için kullanın. “30°C üstü sıcaklıkta gübre vermeyin.” Sonbahar: kontrollü gübre + budama ile sıklaştırma için verimli dönem. Kış: sulama aralığı açılır; uzun don ve sert rüzgâra karşı saksıyı koruyun. çin karaağacı bonsai, ulmus parvifolia bakımı, karaağaç bonsai sulama, bonsai toprak karışımı, bonsai saksı değişimi zamanı, bonsai budama teknikleri, bonsai telleme izi, bonsai zararlıları yaprak biti, bonsai akar mücadelesi, bonsai yaprak dökümü, tür bazlı bonsai bakımı, chinese elm bonsai care, ulmus parvifolia bonsai guide, chinese elm watering, bonsai soil mix akadama pumice, bonsai repotting timing, bonsai pruning ramification, wiring fast growing bonsai, aphids on bonsai, spider mites bonsai, deciduous bonsai care, bonsai care guide turkey Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All blog posts published on Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) are based on information compiled from various sources and the author’s humble experience. Copying without permission or quoting without citing the source is strictly prohibited and is considered plagiarism and theft of labor. Aykut Erşen Bonsai Seika
- Tohumdan Bonsai Yetiştirme Kılavuzu
Bonsailer saksı içerisinde yaşayan, belirli bir estetiğe sahip odunsu gövdeli bitkilerdir. Bu estetiği oluşturan en önemli etmenler kalın ve hareketli gövde ile dallar, minyatürleşmiş gibi görünen bir dizayn ve yaşlılık algımızı kuvvetlendiren diğer etmenler. Böyle ağaçları doğada kendimiz bulup bonsai haline de getirebiliyoruz -ki bu oldukça zor ve izinli yapılması gereken bir işlem, fidanlık gezerek iyi adaylar bularak da elde edebiliyoruz. Tohumdan bu ağaçları yetiştirmek de apayrı ve kıymetli bir yöntem. Daha ilk adımlarını atmaya başlayan fidemize biz ilk kaba şeklini verip yıllar boyunca yönlendirip bonsai haline getirebiliyoruz. Tohumdan Bonsai Başlanıç Kiti gibi setlerle siz, tohumdan çıkarak büyümeye başlayan fidenizi yıllar içinde bir bonsaiye dönüştürüyor olacaksınız. Unutmayın, bonsai tohumu diye bir şey yok. Bu konudaki detaylı yazıyı incelemek için tıklayınız . Şimdi yapmanız gereken şey elinizdeki tohumları çimlendirerek onların saksı içerisinde bolca köklenip yapraklanması ve güçlenmesini sağlamak. 1) Dikim Zamanı Tohumların patlaması ve belirli olgunluğa gelmesi türüne göre genelde 3-8 hafta sürebilir. Bunları dışarı çıkardığınızda da aşırı soğuk veya aşırı sıcak olmasını istemeyiz. Bu sebeple kış sonunda hava sıcaklıklarının artık eksi derecelere düşmeyeceği tarihten 3-8 hafta öncesinde bu tohumları iç mekanda çimlendirebiliriz. Bazı tür tohumlar donup çözülmeye de ihtiyaç duyabilirler, bunların sonbaharda dış mekanda toprağa dikilmesi de çimlenme için yeterli olacaktır. 2) Işık Tohumlarınızı diktiğiniz bölgenin bolca ışık alıyor olması çok önemlidir. İlk yapraklar rahatlıkla fotosentez yaparak enerji üretebilmeli ki tohumumuz fide olabilsin. Doğrudan güneş ışığını görmesi de çimlenmeye başlayan tohumlar için yorucu olabilir. Bolca aydınlık olan ama güneşi doğrudan görmeyen konumlar uygun olacaktır. 3) Toprak ve Saksı Seçimi Tohumların nemli ortamda olması önemlidir. Böylece kolaylıkla suya ulaşırlar ve köklenmeye devam edebilirler. Çok ıslak ortamlar tohumun veya ilk köklerin çürümesine sebep olabilir. İnorganik karışım veya toprak kullanılacaksa tanecik boyutunun küçük olması (1-2 mm) çimlenme olasılığını artıracaktır. Saksı seçimi için de küçük ve çok sığ olmayan saksı kullanılması uygun olacaktır. Yumurta kartonları, küçük yoğurt kapları gibi evde bulacağımız ortamlar uygun olacaktır. Saksı olarak kullanacağınız ortamların delik olmasına özen gösterin. 4) Nemli ve Korunaklı Ortam Yeni çimlenen tohumların gereksiz nem kaybını engellemek ve güçlü büyümelerini teşvik etmek için nemli bir ortam sağlamak onların yararına olacaktır. Seralar veya sera görevi gören kaplar bu noktada işinizi görebilir. Ayrıca tohumların çimlendiği bölgenin hafif esinti alması iyiyken sert rüzgarlar da çimlenen tohumların zararına olacaktır. 5) Dikim Bu ihtiyaçlara göre ortamınızı hazırladıysanız toprağı nemlendirin ve tohumları toprağın 2-3 cm altında kalacak şekilde gömün. Sonrasında fısfıs gibi yumuşak bir sulama şekliyle nemlendirin. Bu esnada uyarıcı veya köklendirici hormonlar (bkz. Gübreler) kullanarak çimlenme ihtimalini artırabilirsiniz. 6) Sulama Tohumların bulunduğu toprak hafifçe kurumaya başladıkça sert olmayacak şekilde sulama yapın. Suyun kapta birikmemesi ve akıp gidebilmesi önemlidir. Havalanmayan her toprak bitki köklerini öldürebilir. 7) Dışarıya taşıma Tohumlar çimlendi ve kendi yaprakları oluştu. Artık dışarıya alma zamanı. Hava sıcaklıkları 10 C derecenin altına inmiyorsa ilkbaharın başlarında tohumlar dışarıda korunaklı yere alınmalıdır. Dışarıda korunaklı yerde de birkaç hafta kaldıktan sonra korunaklı yere ihtiyaçları kalmayacaktır. Doğrudan soğuk ortama, sert rüzgar veya doğrudan güneşi göreceği yorucu ortamlara çimlenen fideleri taşımak öldürücü olabilir. 8) Saksı büyütme Tohumlarımız eğer 5-6 tane yaprak büyüttüyse ve saksısı küçükse kök topunu hiç bir şekilde bozmadan daha rahat köklenebileceği geniş saksılara alınabilir. 9) DİKKAT Yeni fideleriniz üzerinde hemen budama, gübreleme, telleme gibi işlemler yapmayın. Unutmayın ki hala çok zayıf ve güçsüzler. En az 5-6 tane tam olgunlaşmış yaprak görmeden gübre verirseniz çok hassas yeni kökleri öldürebilirsiniz. Bazı akçaağaç tohumları (Japon akçaağacı, Acer palmatum gibi), bir çok çam tohumu, ardıç tohumları soğuklama işlemine ihtiyaç duyabilirler. Soğuklama işleminde tohumları ıslak yosuna veya torfa sararak buzdolabında veya buzlukta 1-2 ay bekletip ilkbahar başında toprağa almak gerekiyor. Böylece donan ve çözülen sert tohum kabuğu eriyerek çimlenmeye olanak sağlayabiliyor. Her tohum türünün çimlendirilme işlemleri aynı değil. Türe göre araştırma yapın ve tecrübeli insanların bilgilerinden faydalanın. Bir tohum nasıl bonsai haline gelebilir? Bahsettiğimiz gibi tohumdan çıkan şey dümdüz uzayan bir fide olacak. Serbest bırakıldığında da bu fide yine dümdüz hatlara sahip bir fidan ve nihayetinde ağaç olacak. Oysa biz bonsai çalışırken minyatürleşmiş, hareketli dallara ve gövdeye sahip ağaçlar elde etmek istiyoruz. Bu sebeple tohumdan çıkan fideye bazı küçük işlemler yapmalıyız. Yeni çıkan fidemiz yeterince sağlıklı yaprağa sahipse bolca da köklenmiştir diyebiliriz. Bu noktada artık hala şekillenebilir fidemize ince (0,7-1,0 mm tel) sararak kırmadan kıvrımlar oluşturabiliriz. Böylece ileride elde edeceğimiz kalın gövdenin hatlarını belirlemiş oluruz. Fidemiz üzerinde yeni dallar belirdikçe bu dalları yine ince bir telle telleyerek aşağı doğru eğer ve mümkün olduğunca yere paralel hale konumlandırırız. Böylece ana dallarımız da kalınlaştıkça ağacımız hareketli ve yere yakın dallara sahip olmuş olacaktır. Bundan sonra da yapacağımız işlemler ağacımızı büyütüp kalınlaştırmak ve bu estetik dizaynı devam ettirmeye çalışmak olacak. Tohumdan bonsai üretmek uzun, fakat oldukça eğlenceli bir yol. Yolunuz açık olsun! Not 1: Bu yazının kopyalanması, izin alınmadan (kaynak gösterilse bile) kullanılması ve paylaşılması yasaktır. Not 2: Bu yazıdaki görseller bonsai4me.com web sitesinden alınmış olup değerli Bonsai Ustası Harry Harrington’a ait blog yazısından kopyalanmıştır. anahtar kelimeler: "bonsai tohumu", "tohum çimlendirme", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Yeşim Ağacı - Portulacaria afra
Kırmızıyı andıran gövde ve dal rengi, fıstık yeşiline çalan yaprak rengiyle bonsai severleri etkilemeyi başaran bu sukulent türünün bakımı diğer bonsailerden biraz farklıdır. Bonsai çalıştığımız birçok türde stres yaratacak işlemler afralara neredeyse etki etmez bile. Saksı değişimleri, kök budamaları, sert budamalar, tellemeler ve üst üste yapraksızlaştırmalar bile afraları kolayca öldüremez. Bu sebeple acemiler için çalışması çok keyifli ve hata kabul eden bir türdür diyebiliriz. Boyları 2 metreye kadar uzanan, Güney Afrika'ya özgün olan bu sukulent türleri suyu çok fazla sevmezler, soğuğa kesinlikle dayanıklı değillerdir. Afralar odunsu gövdelerinden kolayca sürgün verebilirler. Sürgünlerin çok olduğu kısımlar çabucak kalınlaşıp odunlaşacaktır. Dolayısıyla kalınlaşmasını istediğiniz kısımlardaki dalları serbest gelişime bırakın. Uzamasını istediğiniz dalların üzerindeki yaprakları uç kısmında 4-5 yaprak kalana kadar keserseniz dallar hızla uzarlar. Uzamasını istemediğiniz dalları da istediğiniz uzunluktan budadığınızda budanan yerden yeni sürgünler verecek ve dallar çoğalacaktır. Afralara şekil vermek için en uygun yöntem budamaktır. Telleme ile dallar kırılabilir ya da yapraklara zarar verilebilir. Yine de ince tel kullanılarak gevşek telleme ile kolayca şekil verilebilir. Ancak teller uzun süre ağaç üzerinde bırakılmamalıdır. Konumlandırma - Genelde iç mekanda yetiştirilen Afra bonsailer eğer 10 C derecenin altında değilse ve tüm gün güneş alıyorsa dışarıda da yetiştirilebilir. Ev içerisinde özellikle güneye bakan cam kenarlarında tüm gün doğal ışık alacak şekilde yerleştirilmelidirler. Az ışığı tolere edebilirler ama yeterli ışıkta çok hızlı büyüyeceklerdir. Kesinlikle soğuktan korunmalıdırlar. Sulama - Her sukulent gibi Afralar da yapraklarında su tutarlar. Dolayısıyla çok fazla sulama yaprakların kopup düşmesine sebep olacaktır. Ayrıca fazla sulamada kök sistemi de yeterli gelişim göstermeyecektir. Afra bonsainin yapraklarında hafif büzüşmeler olduğunda suya ihtiyacı olduğu anlaşılır. Sulamalar arasında toprağın kuruması önemlidir. Sonuç olarak gelişim döneminde Afra bonsailerin ihtiyaca binaen toprak tam kurudukça sulanması, kış aylarında ise 2 ya da 3 haftada bir sulanması yeterli olacaktır. Yapraklarının sulanması uygun değildir, zararlılar kolayca konuşlanabilir. Gübreleme - Büyümesindeki en önemli etken ışıktır. Yeterli ışık sağlandığında gübre etkisinden daha fazla etki gösterecektir. Yine de ilkbahardan sonbaharın sonlarına kadar ayda iki kez yavaş salınımlı gübre uygulanabilir. Hızlı gelişim için sıvı gübre kullanılması daha uygun olacaktır. Ancak sıkı dallanma ve yapraklanma istendiği durumda organik gübreler daha etkili olacaktır. Budama - Afralar budandıkça daha çok dallanacaktır. Büyüme mevsiminde istenilen kalınlığa ulaşmış dallar 2-4 yaprak bırakılacak şekilde budanabilir. Budanan yerler yeni sürgünler vererek büyümeye devam edecektir. Ayrıca Afralar aldıkları yaralardan da sürgün verebilirler. Dolayısıyla budanan yerlerine, açık yaralarına kesinlikle aşı/yara macunu sürülmemelidir. Eğer macun sürülürse gövdedeki su burada hapsolacak ve çürümeye sebep olacaktır. Saksı Değiştirme - Her 2 yılda bir büyüme mevsiminde saksı değişimi yapılmalıdır. Çok iyi drenaja sahip toprak karışımı kullanılmalıdır. Su tutma kapasitesi düşük topraklar sukulentler için en ideal topraklardır. Köklerin tamamı topraktan arındırılabilir ve köklere sert budama yapılabilir. Uygun şartlar sağlandığında kolayca köklenecek ve gelişimine devam edecektir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle kolayca çoğaltılabilirler. Kesilen dallar toprağa sokulup ilk gelişim görülünceye kadar fazla sulanmamalıdır. Başka bir yöntem de kesilen dalların su içine daldırılarak köklendirilmesidir. Çelik yöntemi ilkbahar-yaz aylarında uygulandığında en yüksek verim elde edilecektir. İlaçlama - Her sukulent türü gibi koşnil istilasına açıktır. Yaprak altları sık sık kontrol edilip beyaz pamukçuk oluşup oluşmadığına bakılmalıdır. Pamukçuklar ağaca zarar vermeden ve etrafa saçılmadan temizlenmelidir. Baş edilemediğinde ilaç kullanılabilir. Sistemik ilaçlar kısa zamanda etki eder. Bazı ilaçlar tüm yaprakların dökülmesine sebep olabilir. Denenmeden uygulanması tavsiye edilmez. anahtar kelimeler: "afra bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Servi Türleri - Cupressus spp.
Serviler, servigiller familyasında (Cupressaceae) oldukça fazlaca sayıya sahip bir cins topluluğu olup hem doğada hem de peyzajlarda bolca karşılaştığımız türlerden. İtalyan servisi, kara servi, limoni servi, arizona servisi ve daha bir çok tür hem yapıları itibariyle hem de dayanıklılıklarıyla çokça tercih edilen türlerden. Konumlandırma - Yıl boyunca güneş gören bir konumda konumlandırıldıklarında hem ibreleri sıkılaşır hem de verimli bir şekilde büyürler. Çok sıcak iklimlerde yazın gölgelik altında konumlandırılmaları tavsiye edilir. Sert rüzgardan korunmalıdırlar. Sulama - Susuzluğa toleransları yüksektir. Bu sebeple daha geçirgen toprak karışımları kullanılabilir. Kök sistemi oturmuş bonsailer susuzluğa daha uzun süre dayanabilirler. Sulamalar arasında toprağın kurumasına mutlaka müsaade edilmelidir. Gübreleme - Büyüme mevsimi boyunca gübrelemeye devam edilebilir. Dengeli gübrelerle ve mikroelement takviyeleriyle saksı içerisinde sağlıklı bir şekilde büyütülebilirler. Sıkı bir ibrelenme için ilkbahar boyunca gübresiz bırakıp sonbaharda gübreleme tercih edilebilir. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Ancak ağır kök veya dal budaması yapıldığında sert stil çalışmaları yapılmamasını önemle tavsiye ediyoruz. Budamayı dönemsel olarak parçalara bölerek yapmak daha doğru olacaktır. Büyüme mevsiminde serbest bırakıp dönem sonunda geri budamalar ve seyreltme budamaları yapılmalıdır. Böylece hem güç kaybetmezler, hem de iç kısımların kuruması önlenir. Saksı Değiştirme - Havalanması ve su tutması orta seviyede dengeli bonsai toprağı karışımları daha uygun olacaktır. Büyüme öncesinde yani kış sonunda saksı değişimi yapılabilir. Kök budamasına tahammülleri yüksektir. Ancak kök topunun bozulmaması ve özellikle toprağın yıkanmaması gerekiyor. Aksi durumda büyük bir stres yaşarlar ve toparlanmaları zaman alabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. İlaçlama - Genel olarak zararlılara ve hastalıklara dayanıklı ağaçlardır. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. anahtar kelimeler: "servi bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" "meyveli bonsai" Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Kudüs Kirazı - Solanum pseudocapsicum
Orta ve Güney Amerika’ya özgü bir tür olan Kudüs Kirazı domatese benzeyen meyveleri ve ufak yapraklarıyla büyük bir ağaç görünümündedir. Meyveleri yenmez. Genel olarak bakımları kolaydır. Doğrudan güneş görmeyen çok aydınlık yerleri severler. Konumlandırma - Sonbahar ve Kış mevsimlerinde içeriye alınabilir. Eksi derecelerde mutlaka korunmaları gerekir. Yıl boyunca içeride, direk güneş görmeyen, ısıtıcıdan veya fandan uzak, çok aydınlık yerlerde konumlandırılabilirler. İlkbahar ve yaz mevismlerinde dışarıda olmaları daha sağlıklı büyümelerini sağlayacaktır. İç mekana alındıklarında yapraklarında kuruma ve dökülme olabilir. Bu durumda saksıyı tamamen suya oturtup 3-4 saat bekletmek faydalı olacaktır. Yine iç mekanda sera etkisi yaratılarak ortama alışması kolaylaştırılabilir. Sulama - Susuzluğa toleransları orta seviyedir fakat susuz kaldıklarını hemen yapraklarını bükerek belli ederler. Kök sistemi oturmuş bonsailer susuzluğa daha uzun süre dayanabilirler. Sulamalar arasında toprağın kurumasına mutlaka müsaade edilmelidir. Köklerde çürümeye müsait bir türdür. Gübreleme - Büyüme mevsimi boyunca gübrelemeye devam edilebilir. Çiçeklenmeyi teşvik etmek için azot (N) oranı düşük gübrelerin tercih edilmesi daha uygun olacaktır. Dengeli gübrelerle ve mikroelement takviyeleriyle saksı içerisinde sağlıklı bir şekilde büyütülebilirler. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Ancak ağır kök veya dal budaması yapıldığında gövdede büyük çürümeler meydana gelebilir. Budamayı dönemsel olarak parçalara bölerek yapmak daha doğru olacaktır. Büyüme mevsiminde kısmi yapraksızlaştırma yaparak dallanma teşvik edilebilir. Meyvelenme sonrası dönemler budama için daha uygundur. Saksı Değiştirme - Havalanması ve su tutması orta seviyede dengeli bonsai toprağı karışımları daha uygun olacaktır. Çiçeklenme öncesinde saksı değişimi yapılabilir. Kök budamasına tahammülleri yüksektir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Genel olarak zararlılara ve hastalıklara dayanıklı ağaçlardır. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. anahtar kelimeler: "kudüs kirazı bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" "meyveli bonsai" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Ladin Türleri - Picea spp.
Çam ailesi (Pinaceae) dünyanın her bölgesine yayılmış, güçlü yapısıyla ve genellikle üçgen şekilleriyle doğayı süslemiş ve ayakta tutmuştur. Çok sıcak yerlerde veya çok soğuk bölgelerde yaşayabilen bir çok çam ailesi üyesi vardır. Ladinler de çam ailesinin yeryüzündeki en geniş cinslerinden olup tamamen ibreli (iğneli) yapraklara sahiptirler ve kozalaklı tohum üretirler. Ladinler (Picea spp.) göknarlar ile (Abies spp.) çok benzerlerdir. Ladinlerin yaprakları sivridir ve ele batar. Yapıları mızrak gibidir. Göknarların ise yaprak uçları küttür, ele batmaz. Yapıları daha yassıdır. Ladinlerin iğneleri sürgün üzerinde 360 derece her yöne doğru çıkarken göknarlar da yatayda daha çok yaprak yoğunluğu görülür. Ladinlerin kozalakları aşağıya doğru sarkarken göknarlar kozalaklarını yukarıya doğru büyütürler. Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarında ladinlerin bonsai olarak kullanılması oldukça yaygındır. Uzak doğuda da Ezo Ladini gibi yerel endemik türlerle çok güzel bonsai çalışmaları yapılmaktadır. Ülkemizde genellikle Doğu Ladini (Picea orientalis) ormanlarımızda karşımıza çıkar. Karadeniz, Ege ve Akdeniz ormanlarının yüksek kesimlerinde daha çok görülür. Konumlandırma - Tüm gün güneş görmek isterler. Böylece güçlü kalırlar, bolca köklenebilirler. Güneşi doğrudan almayan ladinler güçsüz kalır. Hava sıcaklıklarının uzun süre 30 C üzerinde seyrettiği durumlarda ince gölgeliklerle güneşin yakıcılığı azaltılabilir. Dış mekan türlerdir, iç mekanda yaşayamazlar. Doğadaki ladinler aşırı soğuklara dayanıklıdır. Ancak bonsailerimizi, saksının donarak patlayıp kökleri açığa çıkarmasını engellemek için dondan korumamız daha emniyetli olacaktır. Güçsüz ve stresli ladinleri bolca ışık alabileceği nemli ortamlarda tutmak toparlanmalarına yardımcı olabilir. Sulama - Genel olarak ladinler havadar toprakları daha çok tercih ederler. Bu sebeple toprak hızlı kurumalı ve az miktarda nem tutmalıdır. Uzun süre nemli kalan topraklarda ladinlerin gücü ve sağlığı hızla azalır. Toprak kurumadıkça sulanmamalıdır. Suyun pH'ı 5.5-6.5 arası olması ladinler için iyidir. Yüksek pH'larda iğne renkleri soluklaşmaya başlayabilir. Gübreleme - İlkbahar başında gübrelemeye başlayarak uç alımı yöntemiyle dengeli büyüme elde edilebilir. Şeklini almış ladin bonsailerin fazla gübrelenmesi sürgün boylarının uzamasına ve şeklin bozulmasına sebep olabilir. Bu sebeple gübreleme konusu iyi anlaşılmalıdır. Toprak ortamını beslemek için organik gübrelerin kullanılması daha uygun olacaktır. Budama - Ladinlerde dal çoğaltma, genellikle yeni çıkan sürgünlere yapılan uç alımı işlemleriyle sağlanır. İlkbahar başında dolmaya başlayan tomurcuklar ilkbahar ortası gibi patlamaya ve uzamaya başlar. Bu esnada sürgünleri uç alımı yöntemiyle kopararak enerji dağılımını dengelemek ve büyümeyi kontrol altında tutmak gerekir. Sert budamalar ve stil çalışmaları ilkbahar sonu veya yaz sonu gibi yapılabilir. Saksı Değiştirme - Genel olarak ladinlere ilkbahar başında tomurcuklar uzamaya başlarken ancak iğneler görünmeye başlamadan saksı değişimi yapılır ve kök topunun tamamı topraktan temizlenmez. Toprak ortamında kökleri besleyen ve köklerle mutualist bir yaşam süren yararlı mikroorganizmalar (çoğunlukla yararlı mantarlar) vardır. Bunlar beyaz renkte pamuk gibi görünürler ve köklerin ihtiyaç duyduğu suyu ve elementleri köklere taşıyarak karşılığında şeker alırlar. Bu işlemi yapan mantarların en yaygın türü mikoriza mantarı dediğimiz mantarlardır. Mikoriza mantarın adı değil, bu mutual ilişkinin adıdır. Drenajı, havalanması yüksek, su tutma oranı orta-düşük seviyede toprak karışımlarının kullanılması uygundur. Fazla kök budaması yapılmamalı, kök topunun en az üçte biri rahatsız edilmemelidir. Saksı değişimi işleminde kök budaması çokça yapıldıysa mevcut yıl içinde o ağaca stil çalışması gibi ağır işlemler mümkün olduğunca geciktirilmeli veya yapılmamalıdır. Ladinler için gücü belirleyen yapı kökleridir. Ne kadar çok ve güçlü kökü varsa o kadar sağlıklı ve güçlü olurlar. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. Havai köklendirme konusunda namları kötüdür. Tohumdan üretim en kolay üretim şeklidir. Çelikleme de üretim için zorlu bir yöntemdir. İlaçlama - Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. Özellikle bit ve örümceklere yönelik insektisit ve akarisit kullanımı tavsiye edilir. Ladinlerde fungusit kullanımına oldukça dikkat etmek gerekir. Kuvvetli mantar öldürücüler ladinleri çok hızlı bir şekilde zehirleyerek öldürebilir. Uzmanından bilgi almadan ilaç kullanmamanız daha uygun olur. Ladinlerin topraklarındaki yararlı mikroorganizmaları canlı tutmak adına toprağa ilaç değdirilmemesi önemlidir. Bu ağaç Walter Pall'e ait bir ladin bonsaidir. Sanatçının kişisel blogu üzerinden kopyalanmıştır. anahtar kelimeler: "ladin bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" "iğneli bonsai" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Japon Beyaz Çamı - Pinus parviflora
Çam ailesi (Pinaceae) dünyanın her bölgesine yayılmış, güçlü yapısıyla ve genellikle üçgen şekilleriyle doğayı süslemiş ve ayakta tutmuştur. Çok sıcak yerlerde veya çok soğuk bölgelerde yaşayabilen bir çok çam ailesi üyesi vardır. Çamgiller tamamen ibreli (iğneli) yapraklara sahiptirler ve kozalaklı tohum üretirler. Japon beyaz çamları Japonya'nın yüksek dağlarında ve zor şartlarda yaşayan 5 iğneli bir çam türüdür. Aynı noktadan 5 tane iğne çıkaran yaprak yapısına sahip oldukları için 5 iğneli çam diye de adlandırılırlar. Japonca isimleriyle adlandırılan birçok varyetesi vardır. Bonsai olarak kıymetli bir tür olup hemen hemen her bonsai bahçesinde görülebilecek üne sahiptir. Genellikle kökleri daha kuvvetli olan Japon Karaçamına (Pinus thunbergii) gövde üzerinden aşılanırlar. Beyaz çamlar Tek Kez Sürgün Veren Çamlar (bkz. Bonsai Dünyasında Çamlar) grubunda yer alırlar. Yani bir yıl içerisinde bir kez büyüme dalgasına sahiptirler. Bu sebeple mum alımı işlemi yapıldığında mevcut yılın büyümesi kaybedilir. Bonsai olarak çamlarda işlemler yapıldığında muhakkak işlemler arasına en az birkaç ay toparlanma süresi bırakmak gerekir. Üst üste yapılan budama, telleme, saksı değişimi gibi işlemler çamları ani strese sokar ve ölmesine yol açabilir. Konumlandırma - Tüm gün güneş görmek isterler. Böylece güçlü kalırlar, bolca köklenebilirler. Güneşi doğrudan almayan çamlar güçsüz kalır. Hava sıcaklıklarının uzun süre 40 C üzerinde seyrettiği durumlarda ince gölgeliklerle güneşin yakıcılığı azaltılabilir. Dış mekan türlerdir, iç mekanda yaşayamazlar. Doğadaki çamlar aşırı soğuklara dayanıklıdır. Ancak bonsailerimizi, saksının donarak patlayıp kökleri açığa çıkarmasını engellemek için dondan korumamız daha emniyetli olacaktır. Güçsüz ve stresli çamları bolca ışık alabileceği nemli ortamlarda tutmak toparlanmalarına yardımcı olabilir. Kışın hava sıcaklığının soğuk olmadığı Ege ve Akdeniz gibi bölgelerde yaşamaları zordur. Özellikle yazın yüksek sıcaklıkta yaşama şansları oldukça düşer. Sulama - Genel olarak çamlar havadar toprakları daha çok tercih ederler. Bu sebeple toprak hızlı kurumalı ve az miktarda nem tutmalıdır. Uzun süre nemli kalan topraklarda çamların gücü ve sağlığı hızla azalır. Toprak kurumadıkça sulanmamalıdır. Suyun pH'ı 5.5-6.5 arası olması çamlar için iyidir. Yüksek pH'larda iğne renkleri soluklaşmaya başlayabilir. Gübreleme - Yıl boyunca gübrelenmelidirler (!). Şeklini almış çam bonsailerin fazla gübrelenmesi, iğne boylarınını, sürgün boylarının uzamasına ve şeklin bozulmasına sebep olabilir. Bu sebeple gübreleme konusu iyi anlaşılmalıdır. Mesela gelişimini tamamlamış bonsailerde iğne boylarını kısa tutmak için mevcut yılın büyümesi tamamlanana kadar gübreleme yapmamak daha doğrudur. Ancak mum kırımı, mum alımı gibi işlemler yapılıyorsa bu tekniğin detayları iyice öğrenilip ona göre fazlaca gübreleme yapılabilir. Toprak ortamını beslemek için organik gübrelerin kullanılması daha uygun olacaktır. Budama - Çamlarda dal çoğaltma, genellikle yeni çıkan mumlara veya oluşmuş sürgünlere yapılan budama işlemleriyle sağlanır. Beyaz çamlarda mum kırımı veya mum alımı işlemi yapıldığında büyüme yönlendirilemez ve iğne boyları uzayabilir. Tüm büyüme tamamlandığında beyaz çamlar eski iğnelerini hızla kurutur ve düşürmeye başlar. Bu esnada sürgün boyları mevcut yılın büyümesinden bir miktar bırakılacak şekilde budanarak kısaltılabilir. Böylece büyüme hem kısaltılmış, hem de geriden sürgün elde etme ihtimali artırılmış olur. Bu işlemin detayları vardır, uygulamak için araştırma yapınız. Sert budamalar için en uygun dönem yaz sonu sonbahar başıdır. Kış sonunda da uyanma başlamadan sert budama işlemleri yapılabilir. Saksı Değiştirme - Genel olarak çamlara ilkbahar başında mumlar uzamaya başlarken ancak iğneler görünmeye başlamadan saksı değişimi yapılır ve kök topunun tamamı topraktan temizlenmez. Toprak ortamında kökleri besleyen ve köklerle mutualist bir yaşam süren yararlı mikroorganizmalar (çoğunlukla yararlı mantarlar) vardır. Bunlar beyaz renkte pamuk gibi görünürler ve köklerin ihtiyaç duyduğu suyu ve elementleri köklere taşıyarak karşılığında şeker alırlar. Bu işlemi yapan mantarların en yaygın türü mikoriza mantarı dediğimiz mantarlardır. Mikoriza mantarın adı değil, bu mutual ilişkinin adıdır. Drenajı, havalanması yüksek, su tutma oranı orta-düşük seviyede toprak karışımlarının kullanılması uygundur. Fazla kök budaması yapılmamalı, kök topunun en az üçte biri rahatsız edilmemelidir. Saksı değişimi işleminde kök budaması çokça yapıldıysa mevcut yıl içinde o ağaca stil çalışması gibi ağır işlemler mümkün olduğunca geciktirilmeli veya yapılmamalıdır. Çamlar için gücü belirleyen yapı kökleridir. Ne kadar çok ve güçlü kökü varsa o kadar sağlıklı ve güçlü olurlar. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. Havai köklendirme konusunda namları kötüdür. Tohumdan üretim en kolay üretim şeklidir. Çelikleme de üretim için zorlu bir yöntemdir. İlaçlama - Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. Özellikle bit ve örümceklere yönelik insektisit ve akarisit kullanımı tavsiye edilir. Çamlarda ayrıca iğnelerde sarı benekler oluşturan (Needle cast) mantar hastalığı da sıkça karşılaştığımız bir hastalıktır. Bunun için düzenli fungisit (mantar öldürücü) ilaçlar kullanılmalıdır. Çamların topraklarındaki yararlı mikroorganizmaları canlı tutmak adına toprağa ilaç değdirilmemesi önemlidir. anahtar kelimeler: "çam bonsai bakımı", "beyaz çam bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" "iğneli bonsai" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Defne Yapraklı Kartopu - Viburnum tines
Defne yapraklı kartopu bembeyaz kartopu şeklindeki çiçek yumağıyla ve koyu yeşil sert yapraklarıyla sevilen bir türdür. Bonsai olarak çok fazla değerlendirilme fırsatı verilmeyen bu türle yapılan iyi çalışmalar vardır. Genel olarak güçlü türler oldukları için bir çok bonsai uygulamasına iyi tepki verirler. Konumlandırma - Dış mekan türüdür. Bolca aydınlık olan, günde birkaç saat güneş alan yerlerde kolaylıkla yetiştirilebilir. Soğuğa ve sıcak havaya dayanımları yüksektir. Dolayısıyla -10 C derecelere kadar kış korumasına ihtiyaç duymazlar. Kışın çiçeklerini açarlar ve kış boyunca çiçekli kalabilirler. Sulama - Genel olarak suyu severler fakat bonsainiz torf ya da bahçe toprağında ekili ise toprağın kurumasına az da olsa müsaade edin, sonrasında bolca sulayın. Sıcak yaz aylarında su ihtiyaçları daha da artacaktır. Toprağın aşırı kurumasına müsaade etmeyin. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. Özellikle ilkbahar gübrelemesi meyve oluşumunu tetikleyecektir. Ancak N (Azot) yönünden yüksek oranlı gübre kullanımları meyve oluşumunu baskılayabilir. Dolayısıyla P (Fosfor) ağırlıklı gübre kullanılmalıdır. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme uyku dönemi dışında yılın her zamanı yapılabilir. Fakat dalları sert olduğu için tellemeyi dallar inceyken yapmak daha doğru olacaktır. 6-8 yaprak büyüttükçe dallar 1-2 yaprak kalacak şekilde budanmalıdır. Odunsu yapıdan sürgün verebilirler. Dolayısıyla sağlıklı ağaçlarda sert budama gönül rahatlığıyla yapılabilir. Saksı Değiştirme - Standart bonsai toprağı karışımı kullanılarak iki ya da üç yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında çiçeklenme öncesi dönemde saksı değişimi yapılabilir. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Toprağına organik materyal ilavesi yapılabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Çok çabuk bitlenirler. Her meyveli ağaç gibi zararlılar için iyi bir konaktır. Dolayısıyla sık ilaçlama yapmak önemlidir. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. Özellikle bit ve örümceklere yönelik insektisit ve akarisit kullanımı tavsiye edilir. anahtar kelimeler: "kartopu bonsai bakımı", "viburnum bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Dağ (Mugo) Çamı - Pinus mugo
Çam ailesi (Pinaceae) dünyanın her bölgesine yayılmış, güçlü yapısıyla ve genellikle üçgen şekilleriyle doğayı süslemiş ve ayakta tutmuştur. Çok sıcak yerlerde veya çok soğuk bölgelerde yaşayabilen bir çok çam ailesi üyesi vardır. Çamgiller tamamen ibreli (iğneli) yapraklara sahiptirler ve kozalaklı tohum üretirler. Mugo çamları Avrupa'nın yüksek kesimlerine özgü bir çam türüdür. Çam cinsleri (Pinus) arasında peyzajda kullanımı en yaygın türlerdendir. Bodur oluşu ve çalı formunda görüntüsü ile sıkça karşımıza çıkar. Mugolar genel olarak soğuk iklimlerde ve yüksek rakımlarda güçlü yaşarlar. Bazı mugo türleri kışın tamamen sararabilir (Winter gold varyetesi gibi). İlkbaharda tekrardan yeşil rengine kavuşur. Genel olarak mugolar kısa iğne uzunluğuna sahip, herdem yeşil ve bonsai olarak çalışmaya uygun türlerdir. Mugo çamlar Tek Kez Sürgün Veren Çamlar (bkz. Bonsai Dünyasında Çamlar) grubunda yer alırlar. Yani bir yıl içerisinde bir kez büyüme dalgasına sahiptirler. Bu sebeple mum alımı işlemi yapıldığında mevcut yılın büyümesi kaybedilir. Bonsai olarak çamlarda işlemler yapıldığında muhakkak işlemler arasına en az birkaç ay toparlanma süresi bırakmak gerekir. Üst üste yapılan budama, telleme, saksı değişimi gibi işlemler çamları ani strese sokar ve ölmesine yol açabilir. Konumlandırma - Tüm gün güneş görmek isterler. Böylece güçlü kalırlar, bolca köklenebilirler. Güneşi doğrudan almayan çamlar güçsüz kalır. Hava sıcaklıklarının uzun süre 40 C üzerinde seyrettiği durumlarda ince gölgeliklerle güneşin yakıcılığı azaltılabilir. Dış mekan türlerdir, iç mekanda yaşayamazlar. Doğadaki çamlar aşırı soğuklara dayanıklıdır. Ancak bonsailerimizi, saksının donarak patlayıp kökleri açığa çıkarmasını engellemek için dondan korumamız daha emniyetli olacaktır. Güçsüz ve stresli çamları bolca ışık alabileceği nemli ortamlarda tutmak toparlanmalarına yardımcı olabilir. Sulama - Genel olarak çamlar havadar toprakları daha çok tercih ederler. Bu sebeple toprak hızlı kurumalı ve az miktarda nem tutmalıdır. Uzun süre nemli kalan topraklarda çamların gücü ve sağlığı hızla azalır. Toprak kurumadıkça sulanmamalıdır. Suyun pH'ı 5.5-6.5 arası olması çamlar için iyidir. Yüksek pH'larda iğne renkleri soluklaşmaya başlayabilir. Gübreleme - Yıl boyunca gübrelenmelidirler (!). Şeklini almış çam bonsailerin fazla gübrelenmesi, iğne boylarınını, sürgün boylarının uzamasına ve şeklin bozulmasına sebep olabilir. Bu sebeple gübreleme konusu iyi anlaşılmalıdır. Mesela gelişimini tamamlamış bonsailerde iğne boylarını kısa tutmak için mevcut yılın büyümesi tamamlanana kadar gübreleme yapmamak daha doğrudur. Ancak mum kırımı, mum alımı gibi işlemler yapılıyorsa bu tekniğin detayları iyice öğrenilip ona göre fazlaca gübreleme yapılabilir. Toprak ortamını beslemek için organik gübrelerin kullanılması daha uygun olacaktır. Budama - Çamlarda dal çoğaltma, genellikle yeni çıkan mumlara veya oluşmuş sürgünlere yapılan budama işlemleriyle sağlanır. Mugo çamlarda mum kırımı işlemi yapılarak sürgün boyları kısaltılabilir ve enerji dengesi oluşturulabilir. Gelişim aşamasındaki mugolarda sürgün sertleştikten sonra sürgün kısaltma işlemi yapılabilir. Mugolar tek kez sürgün veren çamlar oldukları için mum alımı yapılamaz. Mumlar uzamaya başlarken parmak yordamıyla mumlar istenilen uzunlukta kırılarak enerji dengesi sağlanabilir. Bu işlemin detayları vardır, uygulamak için araştırma yapınız. Sert budamalar için en uygun dönem yaz sonu sonbahar başıdır. Kış sonunda da uyanma başlamadan sert budama işlemleri yapılabilir. Saksı Değiştirme - Genel olarak çamlara ilkbahar başında mumlar uzamaya başlarken ancak iğneler görünmeye başlamadan saksı değişimi yapılır ve kök topunun tamamı topraktan temizlenmez. Toprak ortamında kökleri besleyen ve köklerle mutualist bir yaşam süren yararlı mikroorganizmalar (çoğunlukla yararlı mantarlar) vardır. Bunlar beyaz renkte pamuk gibi görünürler ve köklerin ihtiyaç duyduğu suyu ve elementleri köklere taşıyarak karşılığında şeker alırlar. Bu işlemi yapan mantarların en yaygın türü mikoriza mantarı dediğimiz mantarlardır. Mikoriza mantarın adı değil, bu mutual ilişkinin adıdır. Mugo çamlarına özel olarak, bu türlerde saksı değişimi işlemi Ağustos - Eylül aylarında yapıldığında daha iyi sonuçlar alınabilir. Drenajı, havalanması yüksek, su tutma oranı orta-düşük seviyede toprak karışımlarının kullanılması uygundur. Fazla kök budaması yapılmamalı, kök topunun en az üçte biri rahatsız edilmemelidir. Saksı değişimi işleminde kök budaması çokça yapıldıysa mevcut yıl içinde o ağaca stil çalışması gibi ağır işlemler mümkün olduğunca geciktirilmeli veya yapılmamalıdır. Çamlar için gücü belirleyen yapı kökleridir. Ne kadar çok ve güçlü kökü varsa o kadar sağlıklı ve güçlü olurlar. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. Havai köklendirme konusunda namları kötüdür. Tohumdan üretim en kolay üretim şeklidir. İlaçlama - Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. Özellikle bit ve örümceklere yönelik insektisit ve akarisit kullanımı tavsiye edilir. Çamlarda ayrıca iğnelerde sarı benekler oluşturan (Needle cast) mantar hastalığı da sıkça karşılaştığımız bir hastalıktır. Bunun için düzenli fungisit (mantar öldürücü) ilaçlar kullanılmalıdır. Çamların topraklarındaki yararlı mikroorganizmaları canlı tutmak adına toprağa ilaç değdirilmemesi önemlidir. anahtar kelimeler: "çam bonsai bakımı", "mugo bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" "iğneli bonsai" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Bonsai Tohumu (!) Çimlendirme Yöntemi
Bonsai sanatına heves edenlerin şüphesiz, attığı ilk adım genellikle 'bonsai tohumu' alıp bunu çimlendirerek bir bonsai elde etmeye çalışmak oluyor. Bu heyecanla 'bonsai tohumu' almak için araştırmalar yaptığımızda karşımıza çıkan rengarenk akçaağaçlar, çiçekli çamlar veya servet değerinde bonsailer barındıran zengin görsellerle bezenmiş tohumlar karşımıza çıkıyor. Öncelikle belirtelim: BONSAİ TOHUMU DİYE BİR ŞEY YOK! Peki bu satılan şeyler neler. Bonsai, bir ağaç türü değil. Yani bilimsel sınıflamada bonsai diye bir tür, cins yok. Bu ağaçlar genetiğiyle oynanmış, bodur bırakılmış özel türler değiller! Hep bahsettiğimiz gibi bonsai, ağaçları belirli bir estetikle saksı içerisinde yaşatma sanatı. Yıllarca emek verilmiş ve belirli bir estetikle yetiştirilmiş bu güzel çalışmalar bu sanatın cazibesini de çokça artırıyor. Haliyle de bunlar ticari olarak raflarda ürün görseli olarak kullanılıyor ve bonsai tohumu diye bir şey ortaya çıkartılıyor. Bu görselde gördüğünüz gibi mavi japon akçaağacı, mor akçaağaç diye bir tür dahi yok. Yani bu güzel ağaçların kendi doğal renkleri yetmemiş, üstelik bilgisayar ortamında absürt renklerle renklendirilerek bu sanata dair bilgisi olmayan heveslileri kandırmaya yönelik ürünler oluşturulmuş. Bir de bunlara aitmiş gibi tohumlar fahiş fiyatlarla satılıp bu kandırma oyunu devam ettirilmiş. Hatta bu da yetmiyormuş gibi insan, mor akçaağaç tohumu diye aldığı tohumların en azından akçaağaç tohumu olmasını beklerken gönderilen şeyler yonca, maydonoz veya başka kıymetsiz tohumlar gönderilmektedir. Bu tohum satıcılarına bir savaş açmış değilim, tüketici bilinçlenirse bu tarz oluşumların da yok olacağına inanıyorum. Bir diğer konuysa yine yukarıda gördüğünüz çam veya ardıç gibi güzel bonsai görselleriyle satılan tohumlar. Burada şunun farkında olun, eğer ki doğru türün tohumu gönderildiyse bile tohum çimlendikten sonra ortaya çıkacak olan şey dümdüz büyümeye çalışan bir fidan olacak. Yani öyle görseldekiler gibi bodur kalmış, dalları çok güzel tasarlanmış, hareketli gövdeye ve dallara sahip bonsailer oluşmayacak. Çünkü şık bir dizayna sahip bir bonsainin kendi başına oluşması mümkün değil. Bildiğimiz bahçecilik teknikleriyle bizler bu düz büyüme eğiliminde olan ağaçlar üzerinde çalışmalar yapıyoruz ve onları şık bir şekle sokmaya çalışıyoruz. Gelelim kendi konumuza. Elimizdeki tohumları nasıl çimlendireceğiz. Tohumlar, içlerinde bir miktar kök ile ilk yaprakları oluşturacak miktarda enerji depolanmış yapılardır. Uygun şartlar sağlandığında ilk yapraklarını açarak fotosentez yapmaya başlarlar, köklerini de uzatarak diğer ihtiyaçlarını gidermeye çalışırlar. Tohumları çimlendirmek için bir çok farklı teknik vardır. En temeli tohumları korunaklı bir ortamda çimlendirip uygun zamanda dış mekana almak. 1) Dikim Zamanı Tohumların patlaması ve belirli olgunluğa gelmesi türüne göre genelde 3-8 hafta sürebilir. Bunları dışarı çıkardığınızda da aşırı soğuk veya aşırı sıcak olmasını istemeyiz. Bu sebeple kış sonunda hava sıcaklıklarının artık eksi derecelere düşmeyeceği tarihten 3-8 hafta öncesinde bu tohumları iç mekanda çimlendirebiliriz. Bazı tür tohumlar donup çözülmeye de ihtiyaç duyabilirler, bunların sonbaharda dış mekanda toprağa dikilmesi de çimlenme için yeterli olacaktır. 2) Işık Tohumlarınızı diktiğiniz bölgenin bolca ışık alıyor olması çok önemlidir. İlk yapraklar rahatlıkla fotosentez yaparak enerji üretebilmeli ki tohumumuz fide olabilsin. Doğrudan güneş ışığını görmesi de çimlenmeye başlayan tohumlar için yorucu olabilir. Bolca aydınlık olan ama güneşi doğrudan görmeyen konumlar uygun olacaktır. 3) Toprak ve Saksı Seçimi Tohumların nemli ortamda olması önemlidir. Böylece kolaylıkla suya ulaşırlar ve köklenmeye devam edebilirler. Çok ıslak ortamlar tohumun veya ilk köklerin çürümesine sebep olabilir. İnorganik karışım veya toprak kullanılacaksa tanecik boyutunun küçük olması (1-2 mm) çimlenme olasılığını artıracaktır. Saksı seçimi için de küçük ve çok sığ olmayan saksı kullanılması uygun olacaktır. Yumurta kartonları, küçük yoğurt kapları gibi evde bulacağımız ortamlar uygun olacaktır. Saksı olarak kullanacağınız ortamların delik olmasına özen gösterin. 4) Nemli ve Korunaklı Ortam Yeni çimlenen tohumların gereksiz nem kaybını engellemek ve güçlü büyümelerini teşvik etmek için nemli bir ortam sağlamak onların yararına olacaktır. Seralar veya sera görevi gören kaplar bu noktada işinizi görebilir. Ayrıca tohumların çimlendiği bölgenin hafif esinti alması iyiyken sert rüzgarlar da çimlenen tohumların zararına olacaktır. 5) Dikim Bu ihtiyaçlara göre ortamınızı hazırladıysanız toprağı nemlendirin ve tohumları toprağın 2-3 cm altında kalacak şekilde gömün. Sonrasında fısfıs gibi yumuşak bir sulama şekliyle nemlendirin. Bu esnada uyarıcı veya köklendirici hormonlar (bkz. Gübreler) kullanarak çimlenme ihtimalini artırabilirsiniz. 6) Sulama Tohumların bulunduğu toprak hafifçe kurumaya başladıkça sert olmayacak şekilde sulama yapın. Suyun kapta birikmemesi ve akıp gidebilmesi önemlidir. Havalanmayan her toprak bitki köklerini öldürebilir. 7) Dışarıya taşıma Tohumlar çimlendi ve kendi yaprakları oluştu. Artık dışarıya alma zamanı. Hava sıcaklıkları 10 C derecenin altına inmiyorsa ilkbaharın başlarında tohumlar dışarıda korunaklı yere alınmalıdır. Dışarıda korunaklı yerde de birkaç hafta kaldıktan sonra korunaklı yere ihtiyaçları kalmayacaktır. Doğrudan soğuk ortama, sert rüzgar veya doğrudan güneşi göreceği yorucu ortamlara çimlenen fideleri taşımak öldürücü olabilir. 8) Saksı büyütme Tohumlarımız eğer 5-6 tane yaprak büyüttüyse ve saksısı küçükse kök topunu hiç bir şekilde bozmadan daha rahat köklenebileceği geniş saksılara alınabilir. 9) DİKKAT Yeni fideleriniz üzerinde hemen budama, gübreleme, telleme gibi işlemler yapmayın. Unutmayın ki hala çok zayıf ve güçsüzler. En az 5-6 tane tam olgunlaşmış yaprak görmeden gübre verirseniz çok hassas yeni kökleri öldürebilirsiniz. Bazı akçaağaç tohumları (Japon akçaağacı, Acer palmatum gibi), bir çok çam tohumu, ardıç tohumları soğuklama işlemine ihtiyaç duyabilirler. Soğuklama işleminde tohumları ıslak yosuna veya torfa sararak buzdolabında veya buzlukta 1-2 ay bekletip ilkbahar başında toprağa almak gerekiyor. Böylece donan ve çözülen sert tohum kabuğu eriyerek çimlenmeye olanak sağlayabiliyor. Her tohum türünün çimlendirilme işlemleri aynı değil. Türe göre araştırma yapın ve tecrübeli insanların bilgilerinden faydalanın. Fotoğraf: Bronwen MacDonald anahtar kelimeler: "bonsai tohumu", "tohum çimlendirme", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Gardenya - Gardenia jasminoides
Gardenya Uzak Doğu ülkelerine özgü beyaz, büyük ve kokulu çiçeklere sahip, bonsai olarak çokça değerlendirilen bir türdür. Alt-tropikal bölgeye özgü herdem yeşil geniş yapraklıdır. Ilıman iklimi sever, soğuktan kolayca etkilenebilir. Hızlı büyür ve gelişirler, ancak ani değişimlere karşı hassastırlar. Çiçekleri tozlaştığında küçük sarı meyveler oluşturabilir. Çiçekleri göz alıcı bir güzelliğe sahiptir, ancak dokunulmamalıdır. Dokunulduğunda kahverengi lekeler kalır. Konumlandırma - Bolca ışık isteyen gardenyalar iç mekanda yaşayabilirler. Dış mekanda da sıcaklığın 10 C derecenin altına düşmediği yerlerde konumlandırılabilirler. Güneye bakan cam önlerinde veya bol güneş gören yerlerde hızlıca büyürler. Ortamın kuru olmaması önemlidir. Her gün en az 3-4 saat doğrudan sabah veya öğleden sonra güneşi alabileceği bir konumda hızlıca büyüyebilirler. Sulama - Genel olarak suyu severler fakat çamur gibi bir ortam köklerini kolayca öldürebilir. Bonsainiz torf ya da bahçe toprağında ekili ise toprağın kurumasına az da olsa müsaade edin, sonrasında bolca sulayın. Sıcak yaz aylarında su ihtiyaçları daha da artacaktır. Toprağın aşırı kurumasına müsaade etmeyin. Yağmur suyu kullanıldığında gelişimleri daha iyi olacaktır. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. Özellikle ilkbahar gübrelemesi çiçek ve meyve oluşumunu tetikleyecektir. Ancak N (Azot) yönünden yüksek oranlı gübre kullanımları meyve oluşumunu baskılayabilir. Dolayısıyla P (Fosfor) ağırlıklı gübre kullanılmalıdır. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme uyku dönemi dışında yılın her zamanı yapılabilir ancak Mayıs ve Haziran dönemi gardenyalar için en uygun dönemdir. Çiçeklenme sonrası budanmalıdır. Solmaya başlayan çiçekler meyve oluşumu gözlenmiyorsa kesilmelidirler. Odunsu yapıdan sürgün verebilirler. Dolayısıyla sağlıklı ağaçlarda sert budama gönül rahatlığıyla yapılabilir. Saksı Değiştirme - İki yılı geçmeyecek şekilde saksı değişimi yapılmalıdır. Asidik toprakta gelişimleri daha iyi olacaktır, bu sebeple açelyalarda olduğu gibi Kanuma toprağı kullanılabilir. Kök budaması fazla yapılmamalıdır. Bitkinin saksı değişimi sonrasında nemli bir ortamda kendini toparlamasına izin verilmelidir. İlkbaharda saksı değişimi yapılabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında veya suda kolayca köklenirler. İlaçlama - Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. Özellikle bit ve örümceklere yönelik insektisit ve akarisit kullanımı tavsiye edilir. anahtar kelimeler: "gardenya bonsai bakımı", "gardenia bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" "çiçekli bonsai" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Cennet Bambusu - Nandina Domestica
Cennet bambusu olarak da adlandırılan Nandinalar Doğu Asya bölgesine özgü bir türdür. Genç yaprakları pembe ve kırmızı renkleriyle göz alıcıdır, fakat yapraklar olgunlaştıkça yeşile döner. Yaprakları ölmeye yaklaşınca tekrardan kırmızıya döner ve kurur. Yaprak dökmezler, yani herdem yeşildirler. Konumlandırma - Bolca ışık isteyen nandina bonsailer iç mekanda yaşayabilirler. Dış mekanda da sıcaklığın 0 C derecenin altına düşmediği yerlerde konumlandırılabilirler. Güneye bakan cam önlerinde veya bol güneş gören yerlerde hızlıca büyürler. Ortamın kuru olmaması önemlidir. Sulama - Genel olarak suyu çok severler fakat bonsainiz torf ya da bahçe toprağında ekili ise toprağın kurumasına az da olsa müsaade edin, sonrasında bolca sulayın. Sıcak yaz aylarında su ihtiyaçları daha da artacaktır. Toprağın aşırı kurumasına müsaade etmeyin. Saksınız delik değilse mutlaka delin veya altı delik bir saksıya bitkinizi dikin. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. Özellikle ilkbahar gübrelemesi meyve oluşumunu tetikleyecektir. Ancak N (Azot) yönünden yüksek oranlı gübre kullanımları meyve oluşumunu baskılayabilir. Dolayısıyla P (Fosfor) ağırlıklı gübre kullanılmalıdır. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme uyku dönemi dışında yılın her zamanı yapılabilir. Fakat dalları sert olduğu için tellemeyi dallar inceyken yapmak daha doğru olacaktır. 6-8 yaprak büyüttükçe dallar 1-2 yaprak kalacak şekilde budanmalıdır. Odunsu yapıdan sürgün verebilirler. Dolayısıyla sağlıklı ağaçlarda sert budama gönül rahatlığıyla yapılabilir. Saksı Değiştirme - Standart bonsai toprağı karışımı kullanılarak iki ya da üç yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında yeni büyüme öncesi dönemde saksı değişimi yapılabilir. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Toprağına organik materyal ilavesi yapılabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. Özellikle bit ve örümceklere yönelik insektisit ve akarisit kullanımı tavsiye edilir. anahtar kelimeler: "nandina bonsai bakımı", "cennet bambusu bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Ateş Dikeni - Pyracantha spp.
Ateş dikeni 7'den fazla türü olan, turuncu meyveleri ve koyu yeşil yapraklarıyla hoş bir renk zıtlığı oluşturarak izleyicileri cezbeden bonsailer yapmamıza olanak sağlayan bir çalı türüdür. Akdeniz ikliminin etkin olduğu bölgelerde bolca görülür. Dalları dikenli ve serttir. Herdem yeşildirler, yani yaprak dökmezler. Meyveleri özellikle sonbahar aylarında türüne göre sarı, kırmızı veya turuncu renge dönebilir. Konumlandırma - Dış mekan türüdür. Bolca aydınlık olan, günde birkaç saat güneş alan yerlerde kolaylıkla yetiştirilebilir. Soğuğa ve sıcak havaya dayanımları yüksektir. Dolayısıyla -10 C derecelere kadar kış korumasına ihtiyaç duymazlar. Meyve oluşumları için yazın aşırı sıcaklardan korumak gerekir. Yeterli güneş alamadıklarında meyve oluşumlarını da azaltırlar. Sulama - Genel olarak suyu severler fakat bonsainiz torf ya da bahçe toprağında ekili ise toprağın kurumasına az da olsa müsaade edin, sonrasında bolca sulayın. Sıcak yaz aylarında su ihtiyaçları daha da artacaktır. Toprağın aşırı kurumasına müsaade etmeyin. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. Özellikle ilkbahar gübrelemesi meyve oluşumunu tetikleyecektir. Ancak N (Azot) yönünden yüksek oranlı gübre kullanımları meyve oluşumunu baskılayabilir. Dolayısıyla P (Fosfor) ağırlıklı gübre kullanılmalıdır. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme uyku dönemi dışında yılın her zamanı yapılabilir. Fakat dalları sert olduğu için tellemeyi dallar inceyken yapmak daha doğru olacaktır. 6-8 yaprak büyüttükçe dallar 1-2 yaprak kalacak şekilde budanmalıdır. Odunsu yapıdan sürgün verebilirler. Dolayısıyla sağlıklı ağaçlarda sert budama gönül rahatlığıyla yapılabilir. Saksı Değiştirme - Standart bonsai toprağı karışımı kullanılarak iki ya da üç yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında çiçeklenme öncesi dönemde saksı değişimi yapılabilir. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Toprağına organik materyal ilavesi yapılabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Çok çabuk bitlenirler. Her meyveli ağaç gibi zararlılar için iyi bir konaktır. Dolayısıyla sık ilaçlama yapmak önemlidir. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. Özellikle bit ve örümceklere yönelik insektisit ve akarisit kullanımı tavsiye edilir. Fotoğraf: Japanese Koi Gardens Pinterest Sayfası anahtar kelimeler: "ateş dikeni bonsai bakımı", "pyracantha bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Üç Dişli Akçaağaç - Acer buergerianum
Akçaağaçlar bonsai dünyasının en gözde türleri arasındadır. Üç dişli akçaağaçlar da (Trident Maple) akçaağaç dünyasının Japon Akçaağaçları ile en çok faydalanılan türüdür. Genel olarak güçlü ve dirençli bir türdür. Hızlı büyür ve hızlı kalınlaşırlar. Zor durumlara toleransları yüksektir. Yaprak boyutu da diğer akçaağaçlara göre küçüktür. Dış mekan bitkileri olan üç dişli akçaağaçlar hava sıcaklığının -5°C'nin altına düştüğü durumlarda aşırı dondan korunmalıdırlar. Bunun dışında kışın uykuya geçmeleri dinlenmeleri ve bahara güçlü girmeleri açısından önemlidir. Konumlandırma - Dış mekanda sert rüzgardan korunacak şekilde konumlandırılmalıdırlar. Bütün gün güneş altında konumlandırılabilirler. Ancak özellikle güneşin tepede olduğu 3-4 saatlik zaman aralığında direk güneşten korunmalıdırlar. Bazı türler sera ortamında hızlı gelişim gösterirken bazı türler de yetersiz hava akımından dolayı sera ortamına olumsuz tepki verirler. Sulama - Akçaağaç türleri genel olarak suyu severler. Bu sebeple toprağın çok kurumasına müsaade etmeden sulanmalıdırlar. Özellikle suyu kolay geçiren toprak sulama bolca yapılabilir. Bahçe toprağı ya da torf gibi su tutan karışımlarda kök çürümesi hususuna dikkat edilmelidir. Bundan dolayı suyu çok tutan karışımlarda sık sulamadan kaçınılmalıdır. Özellikle akçaağaçların yeni sürgünlerini uzatmaya başladığı ilkbahar başlarında ve havaların çok sıcak olduğu yaz ortalarında sulama konusuna ayrıca önem verilmelidir. Gerekirse günde birkaç kez sulama yapılmalıdır. Suyun pH'ının 6,5-7.0 arasında olması gerekir. Gübreleme - Özellikle gelişimini tamamlamış türlerde yavaş salınımlı katı gübrelerin kullanımı ağacın ihtiyaç duyduğu elementlerin ve mikroelementlerin alınması açısından olumlu etkisi olduğu kanıtlanmış bir bilgidir. Gelişim aşamasında olan ağaçlar için ilk yaprakların sertleşmesi (yaprak üzerindeki kutikula tabakasının oluştuğu durumdur, yaprak biraz sertleşir ve rengi koyulaşır) ile gübrelemeye başlanabilir. Bu aşamadaki ağaçlar için ilkbaharda azot (N) oranı yüksek gübrelerin kullanılması yaprakların daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. Sonbaharda gövde gelişimine ve ağaç sağlığına katkıda bulunmak için azotsuz ya da düşük azotlu gübreler kullanılabilir. Yüksek azotlu gübrelerin kullanıldığı durumlarda yaprak boyutları ve boğum mesafeleri artacağı için gelişmiş ağaçlarda kullanımına dikkat edilmelidir. Sıvı gübrelerin kullanılmasında tavsiye edilen dozajı aşmamak önemlidir. Küçük saksılarda köklerin ihtiyaç duyduğu en önemli şey sudur. Yüksek dozajlı sıvı gübreleme yapıldığında tuzluluk oranı artabilir ve bu ters osmoza sebep olarak kökleri kurutabilir. Budama - Serbest gelişime bırakıldığında gövde ve dallar hızlıca kalınlaşacaktır. Ayrıca budanan yerlerden ya da odunsu dokudan kolayca sürgün verir. Yeni sürgünlerin uzamasına izin verin. 8-10 cm uzamadan sonra birkaç yaprak bırakılarak yeni sürgünler budanabilir. Kalın dalların budanması sonbaharda yapılmalıdır. Tepe kısımları güçlü büyüyecektir. Bu sebeple tepeden yapılacak sürekli budamalarla enerji ağacın alt kısımlarına dağıtılabilir. Yaprak küçültme amacıyla yapılacak yapraksızlaştırma (bkz. Yaprak Küçültme) işlemi yazın başlarında yapılmalıdır. Bu işlemi güçlü ağaçlar kolayca tolere edebilir ve dallanmayı artırır. Telle kolayca şekil verilebilir. Telleme için en uygun dönem ağaç uyanmaya başlamadan önceki kışın son dönemidir. Bu sayede tellemeyle verilebilecek zararlar ilkbaharın gelmesiyle kolayca onarılır. Ayrıca ağaç yapraksız olacağı için telleme daha kolay yapılır ve tomurcuklara ya da yapraklara zarar vermemiş olursunuz. Kalınlaşma çok hızlı olduğu için teller iyi takip edilmelidir. Oturmadan sökülmelidirler. Saksı Değiştirme - Genç ağaçlar için en geç her iki yılda bir saksı değiştirilmelidir. Daha yaşlı ağaçlar için bu süre uzatılabilir. Kökler topraktan temizlenebilir. Kök budaması rahatlıkla yapılabilir. Saksı değişimi için en uygun zaman tomurcukların oluşup şişmeye başladığı kış sonu dönemidir. Tomurcuklar patlayıp yaprak açtıktan sonra yapılacak saksı değişimi işlemi ağacın gücünü azaltacaktır. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle kolayca çoğaltılabilir. Havai köklendirme en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. İlaçlama - İlaçlamalar, özellikle yapraklar döküldükten sonra yapılmalıdır. Böylece kışın oluşabilecek mantar hastalıkları engellenmiş olunur. Ayrıca kışın sonlarına doğru da böcek ve mantar ilaçlaması yaparak ilkbahardaki korumayı sağlamanız gerekir. İlaçlama yapmadan önce birkaç yaprak üzerinde deneme yaparak zararı olmadığına bakılması, sonrasında tüm ağaca uygulama yapılması en emniyetli uygulama biçimi olacaktır. anahtar kelimeler: "akçaağaç bonsai bakımı nasıl yapılır", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Serissa Foetida (Japonica)
Alt-tropikal tür olan Serissalar küçücük yıldız şeklindeki beyaz çiçekleri ve ince,uzun şık yapraklarıyla göz alıcı bir türdür. Bu zarafetin yanında, budandığında hoş olmayan bir koku yayarlar. Başlangıç seviyesindeki bonsai meraklıları için kolay bir tür değildir. Özellikle mekan ve sıcaklık değişimlerine toleransı çok azdır. Ayrıca susuzluktan da hızlı etkilenirler. Konumlandırma - Tüm gün direk güneş alan yerlerde konumlandırılabilirler fakat günde birkaç saat direk güneş alan çok aydınlık yarı gölge yerlerde bakımı daha kolay olacaktır. Soğuktan ve kuru ortamlardan korunmalıdırlar. Yerleri sürekli değiştirilmemeli ve 10 C derece sıcaklığın üzerinde konumlandırılmalıdırlar. Nemli ortamlarda bakımı daha kolaydır. İç mekanda da bakılabilir. Özellikle kış aylarında iç mekana alınmaları daha doğru olacaktır. Sulama - Genel olarak suyu severler fakat bonsainiz torf ya da bahçe toprağında ekili ise toprağın kurumasına az da olsa müsaade edin, sonrasında bolca sulayın. Sıcak yaz aylarında su ihtiyaçları daha da artacaktır. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. NPK değerleri 10'un üzerinde olan gübreleri kullanmaktan kaçının veya tavsiye edilen oranın altında seyrelterek kullanın. Gübreleme, dalların fazlaca uzamasına sebebiyet verecektir. Daha asidik olan gübreler daha etkili olacaktır. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme uyku dönemi dışında yılın her zamanı yapılabilir. 6-8 yaprak büyüttükçe dallar 1-2 yaprak kalacak şekilde budanmalıdır. Büyük yaralar geç kapanır, bu sebeple sert budamalara dikkat edilmelidir. Saksı Değiştirme - Standart bonsai toprağı karışımı kullanılarak iki ya da üç yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında yeni sürgün vermeye başladığında saksı değişimi yapılabilir. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Genel olarak zararlılara ve hastalıklara dayanıklı ağaçlardır. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. anahtar kelimeler: "serissa bonsai bakımı", "serissa foetida bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Zelkova Serrata
Çin, Tayvan, Kore ve Japonya'ya özgü bir tür olan Zelkova, Japon Karaağacı (Japanese elm) olarak da adlandırılır. Yaprak şekli, dal ve tomurcuk yapısı karaağaca çok benzer. Özellikle Çin Karaağacı (Ulmus parvifolia) ile çok fazla karıştırılır. Özellikle yapraklarının sonbahar renkleriyle bonsai olarak göz alıcı hale gelirler. Zelkovalar karaağaçlara göre daha yavaş büyüyen bir türdür. Genellikle süpürge tarzında çalışılır. Bunun dışında dik tarzlar zelkovalara en çok yakışan bonsai stilleridir. Genel olarak dışarıda muhafaza edilmesi gereken Zelkovalar havaların -5 C dereceden aşağıya indiği durumlarda poşet geçirilerek ya da benzer yöntemle muhafaza edilerek dışarıda tutulabilir. Yine de kış aylarında ağaç yapraklarını döktükten sonra uykuya daldığında ısıtılmayan ve gölge olan iç mekana alınabilir. Havaların ısınmaya başlamasıyla tekrardan dışarı çıkarılmalıdır. Zelkovaları Çin Karaağacından ayırmak kolaydır. Çin Karaağacının gövdesi daha koyu, yaprakları daha küçük ve yuvarlaktır. Yapraklarındaki girinti ve çıkıntılar Zelkova yapraklarındaki gibi uzun ve sivri değildir. Konumlandırma - Dış mekan türler olup yarı gölgeli ya da tam güneşli yerlerde iyi gelişim gösterirler. Kışın aşırı soğuklardan (donma sıcaklığının altında) korunması gerekir. Bu dönemlerde tam gölgeli ve ısıtılmayan kapalı alanlara alınabilirler. Hava sıcaklığının 35 C sıcaklığın üzerine çıktığı durumlarda direk güneşten korunmalıdırlar. Sulama - Toprağı kurur kurumaz bolca sulanmalıdır. Toprağın uzun süre kuru kalmasına tahammülleri azdır. Sürekli sulayarak köklerin çürümemesine ve toprağın balçık gibi olmamasına özen gösterilmeli. Gübreleme - Ağaç gelişmeye başladığı anda (ülkemiz için baharın ortaları-sonları) gübrelemeye başlanabilir. Sıvı ve katı gübreler kullanılabilir. Kışın ağaç uykudayken gübreleme yapılmamalıdır. Budama - Serbest gelişime bırakıldığında gövde ve dallar hızlıca kalınlaşacaktır. Ayrıca budanan yerlerden ya da odunsu dokudan kolayca sürgün verir. Yeni sürgünlerin uzamasına izin verin. 8-10 cm uzamadan sonra birkaç yaprak bırakılarak yeni sürgünler budanabilir. Kalın dalların budanması sonbaharda yapılmalıdır. Telle kolayca şekil verilebilir. Saksı Değiştirme - Genç ağaçlar için en geç her iki yılda bir saksı değiştirilmelidir. Daha yaşlı ağaçlar için bu süre uzatılabilir. Zelkovaların özel bir toprak tercihi yoktur. Orta seviye su tutan toprak karışımlarında güzel yaşarlar. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle kolayca çoğaltılabilir. Tohumdan yetiştirmek az tercih edilen bir yöntemdir. Havai köklendirme ile de kolayca büyütülebilirler. İlaçlama - Nem seviyesi düştüğünde kırmızı örümcek ve diğer zararlılar ortaya çıkabilir. Yapraklar spreylenerek ya da saksı su dolu tepsi içine alınıp nemli ortam sağlanarak önlem alınabilir. Seyretilmiş lime sülfür ve sistemik ilaçlar tüm yaprakların dökülmesine sebep olacağından kullanılmamalıdır. anahtar kelimeler: "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Begonvil - Bougainvillea spp.
Dikenli bir çalı türü olan begonviller tropikal türler olup rengarenk çiçekleri, koyu yeşil yaprakları ve yaşlı görünen gövde dokularıyla bonsai dünyasının en gözde çiçekli türleri arasına girmeyi başarmıştır. Genel olarak kuvvetli türler olup zor şartlara toleransları yüksektir. Bazı türleri sarmaşık şeklinde büyür, bazı türleriyse bodur çalı olarak büyürler. En çok karşımıza çıkan türleri B. spectabilis ile B. glabra 'dır. Bougainvillea glabra Çiçekleri fuşya rengi olup yaprakları daha oval uçludur. Gelişimleri B. spectabilis 'lere göre daha yavaştır. Aynı şekilde çiçeklenmesi de daha seyrektir. Çiçek renklerinin göz alıcı canlılığı glabra begonvilleri popüler yapan en güçlü özelliğidir. Bougainvillea spectabilis Çiçekleri lila (mor) rengi olup yaprakları daha sivri uçludur. Gelişimleri daha hızlıdır, çiçeklenmesi de daha sık ve güçlüdür. Konumlandırma - Tüm gün direk güneş alan yerlerde konumlandırılabilirler. Soğuktan ve kuru ortamlardan korunmalıdırlar. Nemli ve sıcak ortamlarda bakımı kolaydır. Kışın soğuktan korunmazlarsa yapraklarını dökerler ve önemli dallarını kurutabilirler. Bu sebeple 10 C derecenin altı soğuklardan korumak gerekir. Sulama - Susuzluğa toleransları orta seviyedir fakat susuz kaldıklarını hemen yapraklarını bükerek belli ederler. Kök sistemi oturmuş bonsailer susuzluğa daha uzun süre dayanabilirler. Sulamalar arasında toprağın kurumasına mutlaka müsaade edilmelidir. Çürümeye çok müsait bir türdür. Gübreleme - Büyüme mevsimi boyunca gübrelemeye devam edilebilir. Çiçeklenmeyi teşvik etmek için azot (N) oranı düşük gübrelerin tercih edilmesi daha uygun olacaktır. Dengeli gübrelerle ve mikroelement takviyeleriyle saksı içerisinde sağlıklı bir şekilde büyütülebilirler. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Ancak ağır kök veya dal budaması yapıldığında gövdede büyük çürümeler meydana gelebilir. Budamayı dönemsel olarak parçalara bölerek yapmak daha doğru olacaktır. Büyüme mevsiminde kısmi yapraksızlaştırma yaparak dallanma teşvik edilebilir. Çiçeklenme sonrası dönemler budama için daha uygundur. Saksı Değiştirme - Havalanması daha yüksek bonsai toprağı karışımları daha uygun olacaktır. Çiçeklenme öncesinde saksı değişimi yapılabilir. Kök budamasına tahammülleri yüksektir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. Çelikler çok kalın olsalar bile nemli ortamda kolayca köklenirler. İlaçlama - Genel olarak zararlılara ve hastalıklara dayanıklı ağaçlardır. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. anahtar kelimeler: "begonvil bonsai bakımı", "çiçekli bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Çalı Kirazı - Syzgium paniculatum
Güney Afrika, Yeni Zelanda ve Avustralya bölgelerinde doğal olarak yetişen, kırmızı yenilebilir meyvelere sahip beyaz tüylü çiçekli yaprak dökmeyen bir çalı türüdür. Küçük yaprakları ve dikkat çekici çiçekleri ile bonsaiye uygun türlerdendir. Konumlandırma - Tüm gün direk güneş alan yerlerde konumlandırılabilirler fakat günde birkaç saat direk güneş alan çok aydınlık yarı gölge yerlerde bakımı daha kolay olacaktır. Soğuktan ve kuru ortamlardan korunmalıdırlar. Nemli ve sıcak ortamlarda bakımı kolaydır. Sert hava değişikliklerini kolay tolere edemezler, bu sebeple kışın kapalı yerde konumlandırılmaları daha sağlıklı olacaktır. Sulama - Genel olarak suyu severler fakat bonsainiz torf ya da bahçe toprağında ekili ise toprağın kurumasına müsaade edin, sonrasında bolca sulayın. Sıcak yaz aylarında su ihtiyaçları daha da artacaktır. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. NPK değerleri 10'un üzerinde olan gübreleri kullanmaktan kaçının veya tavsiye edilen oranın altında seyrelterek kullanın. Gübreleme, dalların fazlaca uzamasına sebebiyet verecektir. Daha asidik olan gübreler daha etkili olacaktır. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme uyku dönemi dışında yılın her zamanı yapılabilir. 6-8 yaprak büyüttükçe dallar 1-2 yaprak kalacak şekilde budanmalıdır. Büyük yaralar geç kapanır, bu sebeple sert budamalara dikkat edilmelidir. Saksı Değiştirme - Standart bonsai toprağı karışımı kullanılarak iki ya da üç yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında yeni sürgün vermeye başladığında saksı değişimi yapılabilir. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Açelyalar için kullanılan Kanuma bonsai toprağında da sağlıkla yaşarlar. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Genel olarak zararlılara ve hastalıklara dayanıklı ağaçlardır. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. anahtar kelimeler: "çalı kirazı bonsai bakımı", "syzgium bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Su Ladini (Metasekoya) - Metasequoia glyptostroboides
Servigiller familyasından (Cupressaceae) yaprak döken iğne yapraklı bir tür olan Su Ladinlerinin anavatanı Çin'dir. Kahverengiye çalan gövde rengi ve göz alıcı yeşillikte yaprak renkleriyle bahçecilikte ve bonsai sanatında iyi bir yer edinmiştir. Sonbaharda yapraklarını dökerler, bonsai olarak bakımları kolay bir türdür. Amerikan Sekoya (Sequoia sempervirens) ağaçlarından farklıdır. Konumlandırma - Tüm gün direk güneş alan yerlerde konumlandırılabilirler fakat günde birkaç saat direk güneş alan çok aydınlık yarı gölge yerlerde bakımı daha kolay olacaktır. Özellikle 40'lık gölgelik altında gelişimleri çok daha iyi olacaktır. Kışın -5 C'nin altına düşen sıcaklık derecelerinde dondan korunmalıdırlar. Sonbaharda yapraklarını dökerler. İç mekanda bakılması uygun değildir. Sert rüzgar alan yerlerden mutlaka korunmalıdır. Sulama - Genel olarak suyu severler fakat bonsainiz torf ya da bahçe toprağında ekili ise toprağın kurumasına müsaade edin, sonrasında bolca sulayın. Sıcak yaz aylarında su ihtiyaçları daha da artacaktır. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. NPK değerleri 10'un üzerinde olan gübreleri kullanmaktan kaçının veya tavsiye edilen oranın altında seyrelterek kullanın. Gübreleme, dalların fazlaca uzamasına sebebiyet verecektir. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme uyku dönemi dışında yılın her zamanı yapılabilir. Budama sonrası geriye doğru kuruma yapma ihtimali yüksektir. Her yerden kolayca sürgün verebilir. Ayrıca ilkbaharda uç alımı yaparak dallanma sıklaştırılabilir. Saksı Değiştirme - Standart bonsai toprağı karışımı kullanılarak iki ya da üç yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında yeni sürgün vermeye başladığında saksı değişimi yapılabilir. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. Yapraksızken çelikleme yapılırsa başarı oranı fazlaca artar. Tohumdan yetiştirilmek istenirse tohumlar ilkbahar ya da sonbaharda dışarıya ekilmelidir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Genel olarak zararlılara ve hastalıklara dayanıklı ağaçlardır. Ayda veya iki ayda bir ilaçlanmaları yıl boyu korunmalarını sağlayacaktır. anahtar kelimeler: "su ladini bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Bonsai Dünyasında Çamlar
Bonsai sanatının liderleri, en gözde türleri şüphesiz ki çam türleri. Herdem yeşil olmaları, gövde kabuğu ile yapraklarının oluşturduğu kontrastlık, heybeti ve estetiği çok iyi vurgulayabilmeleri çam türlerini bu güzel sanatta ön plana çıkarmıştır. Ayrıca bakımlarının biraz daha zorlu olması ve bazı kısıtlamaları olması çam türlerini daha da kıymetli hale getirmiştir. Bu sanatın Japonya menşeli olması sebebiyle özellikle şu üç çam türü karşımıza sıkça çıkıyor: Japon Karaçamı (Pinus thunbergii, Kuromatsu), Japon Beyaz Çamı (Pinus parviflora veya Pinus pentaphylla, Goyamatsu) Japon Kızılçamı (Pinus densiflora, Akamatsu) Bonsai stilleri olarak süpürge tarzı dışında tüm stiller çalışılabilir. Burada çam türleri diye bahsettiğimiz türler Pinus türleridir. Yani çam ailesindeki ladin, göknar gibi diğer ibreliler bu yazıya dahil değildir, sadece çam ailesinden (Pinaceae) çam türlerini (Pinus) ele alıyoruz. Bonsai olarak çam türlerinin bazı ortak özellikleri vardır: Tüm çamlar tomurcuklarından önce mum uzatırlar ve daha sonra bu mumların içinden dışarıya doğru iğne yapraklarını uzatırlar. Bu mumun uzunluğu dalın uzunluğu anlamına gelir. Yani mum ne kadar uzunsa o kadar uzun bir dalımız olacak. Hepsi için üzerinde iğne veya tomurcuk olmayan bir daldan sürgün vermek çok zordur. Dolayısıyla budama yaparken bunlara dikkat etmeliyiz. Esas tomurcukları her zaman dalların ucunda oluştururlar ve bunlara uç tomurcuğu (terminal bud) denilir. İğnelerin diplerinden veya arasından da tomurcuk oluşturabilirler ve bunlara iğne tomurcuğu (needle bud) denilir. Uç tomurcukların gerisinde veya hemen arkasında, iğne dibi olmayan düz dokuda da tomurcuklar oluşabilir. Bunlara da harici tomurcuk (adventitious bud) diyebiliriz. Hepsi gücünü köklerinden alır, dolayısıyla köklerinin sağlığı ağacın sağlığını belirler. Hepsinin kökleri toprak ortamında yoğun simbiyotik ilişkiye ve özellikle yararlı mantarlara ihtiyaç duyarlar. Burada mikoriza ilişkisi kurabilen mantarların varlığı çok önemlidir. Bu sebeple saksı değişimi yaparken köklerin bir kısmına hiç müdahele edilmemeli ve simbiyotik ortamı bozulmamalıdır. Hepsi güneşi sever, tüm gün güneş altında sağlıkla büyürler. Ancak bonsainiz yeterince sağlıklı ve güçlü değilse konumlandıracağınız ortamı tekrardan gözden geçirmelisiniz. Hepsi havalanan toprak türlerini severler, bazı türler daha az su tutan toprak karışımlarında daha rahat yaşarlar. Tüm çamlarda iğneler aynı noktadan 2 ila 5 tane arasında türüne göre belirli bir sayıda çıkar. Mesela karaçamlarda bir noktadan 2 tane iğne çıkarken beyaz çamda 5 tane çıkar. Sedir, ladin, göknar gibi türlerden ayırmanın en kolay yolu budur. Bonsai literatüründe çamlar için uygulanan tüm işlemler çam türlerinin büyüme özelliklerine göre farklı kategoriler altında toplanarak sınıflandırılır. Burada çam türlerinin bir yıl içinde kaç kez büyüme dalgasına sahip olduğuna bakarız. Mesela Japon Karaçamı (Pinus thunbergii) bir yıl içinde birden fazla kez sürgün verebilir. Yani ilkbaharın başında mumlar uzatır, eğerki büyüme dönemi içinde bu mumları bir şekilde kaybederse bunların yerinden tekrardan tomurcuk oluşturup yeni mumlar uzatabilir ve bu mumlardan iğnelerini uzatabilir. Fakat Japon Beyaz Çamı (Pinus parviflora) yılda bir kez sürgün veren bir çam türüdür. Yani ilkbaharda uzatmaya başladığı mumlar bir şekilde yok olursa yerine tomurcuk oluşturur fakat bunları mum haline getiremez. Dolayısıyla büyümesi bir sonraki ilkbahara kadar durmuş olur. Bu bilgiler ışığında biz çam türlerini iki alt kategoride topluyoruz. Bu kategoriler tür sınıflandırması değildir, sadece ağaçlara yapılacak işlemleri kavramsallaştırmak adına oluşturulmuş gruplardır. Çok Kez Sürgün Veren Çamlar - Multi Flush Pines Bu kategoride yer alan çam türleri adı üstünde bir yıl içinde birden fazla kez sürgün oluştururlar. Tüm çamların ilkbaharda mumlarını uzatmaya başladığını söylemiştik. Eğerki büyüme mevsimi içinde bu yeni uzayan mumlar sert rüzgarlarla veya başka etmenlerle (budama, saldırı, vs.) tamamen yok edilirse çok kez sürgün veren çamlar bu yok edilen mumların yerinden tekrardan tomurcuk oluşturabilirler ve bu tomurcukları büyütebilirler. Bu yeni tomurcuklar büyüyerek mum haline gelir ve yeni iğneler oluştururlar. Yeni oluşan bu mumlar ve iğneler daha güçsüz olur ve kısa kalır. Bu kategorideki ağaçlardan bildiklerimiz şunlardır: Japon Karaçamı - Pinus thunbergii - Japanese Black Pine (JBP) Japon Kızılçamı - Pinus densiflora - Japanese Red Pine (JRP) Fıstık Çamı - Pinus pinea - Italian Stone Pine Halep Çamı - Pinus halepensis - Aleppo Pine Pinus rigida - Pitch pine Pinus virginiana - Virginia pine Bu kesilen yerden yeni gözler oluşacak ve bunlar büyüyerek iğne oluşturabilecekler. Bu teknikle hem sürgün sayısı birden ikiye çıkarılarak dallanma sağlandı, hem de boğum aralığı ve iğne boyları kısaltıldı. Tek Kez Sürgün Veren Çamlar - Single Flush Pines Tek kez sürgün veren çamlar kategorisinde yer alan çam türleri yılda bir kez sürgün uzatabilirler. İlkbaharda büyütmeye başladıkları mumlar bir şekilde tamamen yok olursa bu mumların yerinden tekrardan tomurcuk oluştururlar fakat bunları uzatamazlar. Yani yeni oluşturdukları bu tomurcukları sürgün haline getiremezler, bunlardan iğne çıkaramazlar. Bir sonraki ilkbahara kadar bu tomurcukları bekletirler. Dolayısıyla bu çamlara Çok Kez Sürgün Veren Çamlara uygulanan mum alımı (decandling, mekiri) işlemi uygulanamaz. Uygulanırsa o yılın bütün büyümesi kaybedilir ve büyüme bir yıl ertelenir. Tek kez sürgün veren çamlar da kendi içlerinde iki alt kategoriye ayrılırlar: uzun iğneliler ve kısa iğneliler. Tek Kez Sürgün Veren Uzun İğneli Çamlar Bu gruptaki çamların iğne uzunlukları ağacın gücüne göre farklılık gösterebilir. Yani aşırı sulamada, gübrelemede iğne uzunlukları artarak bonsailerimizin estetiğini bozabilirler. Dolayısıyla bu gruptaki çam türlerine yapılacak işlemlerde bu ayrıntı göz önünde tutulmalıdır. Mesela Türk Karaçamı (Pinus nigra) bu gruptadır, ilkbaharda sulama çok yapılır ve gübreleme yapılırsa iğne boyları uzayabilir. Dolayısıyla gelişimini tamamlamış Türk Karaçamı bonsailerde bu hususlara dikkat edilmelidir. Ancak gelişimini tamamlamamış ağaçlarda az sulama veya gübreleme yapmamak ağacın gelişimini sekteye uğratabilir. Bu kategoride yer alan ağaçlardan bazıları şunlardır: Japon Beyaz Çamı - Pinus parviflora (veya eski kaynaklarda pentaphylla) - Japanese White Pine (JWP) (Türk) Karaçam - Pinus nigra - Austrian Pine Pinus ponderosa - Ponderosa Pine ? Türk Kızılçamı - Pinus brutia - Turkish Pine (Bu türle ilgili deneme çalışmalarım devam etmektedir, güncelleme yapılacaktır.) ? Veymut Çamı - Pinus strobus - Eastern White Pine (Bu türle ilgili deneme çalışmalarım devam etmektedir, güncelleme yapılacaktır.) Tek Kez Sürgün Veren Kısa İğneli Çamlar Bu gruptaki çamların iğneleri ağaçların güç ve sağlık durumuna göre farklılık göstermez. İğne boyları çok ufak farklılıklar oluştursa da bonsailerimizin estetiklerini bozacak farklılıklar değildir. Yani fazla sulama veya gübreleme yapıldığında bu gruptaki çamlar iğne boylarını uzatamazlar, bu enerjiyi mumları uzatarak veya yeni sürgünler oluşturarak kullanırlar. Bu çam türlerine mum kırımı dediğimiz işlem yapılabilir. Bu işlemle uzayan mumların boyu kırılarak kısaltılırsa fazla enerji gerideki mumlara gönderilir ve onlar uzamaya başlarlar. Uygun teknikle bu işlem aynı ağaç üzerinde bir büyüme mevsiminde bir, iki veya üç kez uygulanabilir. Ancak bu işlem Tek Kez Sürgün Veren Uzun İğneli Çamlarda veya Çok Kez Sürgün Veren Çamlarda uygulandığında mum boyunun kısaltılmasıyla ortaya çıkacak enerji fazlalığı iğne boyunu etkileyerek onların aşırı uzamasına sebep olacaktır. Bu grupta yer alan bazım çam türleri şunlardır: Sarıçam - Pinus sylvestris - Scots Pine Dağ (Mugo) Çamı - Pinus mugo - Mugo Pine ---- Çam türlerini bu kategorilerde ele alarak yapılan işlemleri, gübreleme metodlarını daha kolay kavramsallaştırabiliriz. Örnek verecek olursak: Örnek 1: Çok kez sürgün veren bir Japon Karaçamına (Pinus thunbergii) boğum aralığını ve iğne boylarını kısa tutmak için mum alımı işlemi yapabiliriz. Eğer ki mum kırımı işlemini uygularsak mum boyları kısalırken iğne boyları daha da uzayacak ve bizim için işlevsel olmayacaktır. Bu sebeple 'mekiri' denilen mum alımı işlemi yapabiliriz. Bu işlemi yapmak için ağacımızı bolca gübrelemeli ve işlemi uygulayana kadar güçlendirmeliyiz. Bu işlemi uygulamadan bir ay öncesinde gübrelemeyi tamamen kesmeliyiz. Örnek 2: Tek kez sürgün veren uzun iğneli bir Türk Karaçamına (Pinus nigra) hem mum alımı hem de mum kırımı işlemini uygulayamayız. Çünkü mum alımı yaparsak tomurcuklar bir sonraki yıl büyüyebilecek, mum kırımı yapılırsa da iğne boylar çok uzayacak. Dolayısıyla bu ağaç üzerinde yapabileceğimiz sürgün boyunu kontrol etme işlemi bambaşka bir işlem olacaktır. Bu da sürgün kısaltma işlemi. Tüm büyüme tamamlandıktan hemen sonra sürgünler istenilen yerden budanır ve yeni tomurcukların oluşması beklenir. Bu örneklerde anlatılan tekniklerin bolca detayları vardır. Sadece bu yazıya bakarak bu teknikleri uygulamayın. Özellikle ağaçların güçlü olması, bu tekniklere hazırlanması, o yıl saksı değişimi yapılmamış olması gibi ayrıntılar bu tekniklerin önemli parçalarıdır. Tüm işlemlerde olduğu gibi unutmamalıyız ki ne beklediğimizi, neyle karşılaşacağımızı bilmeden yapacağımız her işlem bizi bir noktada yanlışa götürecektir. anahtar kelimeler: "çam bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır", "çamlarda budama işlemleri" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- İnorganik Toprak Karışımı - Başarının Sırrı
Bonsailerde uyguladığımız tüm teknikler, edindiğimiz tüm bilgiler ve tecrübeler, doğru zamanlamayı ayarlayabilme ve tüm bunların üzerine kullanacağımız araç gereçlerin ve malzemelerin kaliteli olması gibi şeyler bir araya gelerek o mükemmel bonsaileri oluşturmamıza yardımcı olurlar. Buna başarı sepeti diyebiliriz, başarı sepetinize ne kadar çok başarı koyarsanız ortaya çıkan şey o kadar güçlü ve güzel olur. Aksine, o sepetten başarıları alıp yerine muammayı ya da başarısızlığı koyduğunuzda da sonuç bir o kadar yıkıcı olacaktır. Bonsai nedir diye bir tanımlama yaptığımızda hep küçük saksılar içinde yaşayan yaşlı görünümlü ağaçlardan bahsederiz. Bunların bolca dalları, yaprakları olur. O küçücük saksı içinde sağlıkla yaşarlar. Herkes de şaşırır ve der ki: Nasıl o kadar küçük saksıda yaşıyorlar? Bunu şöyle düşünebiliriz, diyelim ki ağaçlar üzerinde her bir yaprak bir tane köke ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaç duyulan köklerin saçak kökler, yani ince kökler olduğunu daha önce belirtmiştik. Ağacımız yapraklandıkça, dal sayısı arttıkça ihtiyaç duyduğu saçak kök 'sayısı' da artacaktır. Doğadaki ağaçları sökmeye çalıştığınızda gövdenin hemen altında saçak kökler yerine yıllarca kalınlaşıp odunlaşmış kazık kökler görürsünüz. Geçen yılın saçak kökleri bu yıl odunlaşmaya başlar ve uçlarından saçaklanmaya devam eder, seneye bu saçak kökler gövdeden daha da uzaklaşır ve bu böyle yıllarca devam eder. İşte biz bu saçak kökleri gövdenin hemen altına veya olabildiğince yakınına toplayabilmek için saksı değişimi ve kök budaması yapıyoruz. Böylece odunlaşan kökleri kesip saksı içerisinde sadece saçak kökleri bırakıyoruz. Yani 1000 tane yaprağa sahip ağacımızın 1000 tane saçak kökünü bir araya ve gövdenin altına topladığımızda işte bu ağaçlar o küçücük saksılara girebiliyor. Neden küçük saksı? Büyümesin diye! Evet büyümesinler diye, ya da azıcık büyüsünler diye. Başka bir yazıda bunu da anlatırız ama kısaca şöyle, saksı boyutuyla biz büyümeyi kontrol altında tutarız. Saksı içerisinde ihtiyacımız olan tek şey saçak kökler. Odunlaşmış kalın kök istemiyoruz, çünkü gereksiz yer kaplıyorlar ve bizim köklerimizi gövdenin hemen altına çekmemize engel oluyorlar. Önceki yazılarda köklerin saksı içerisinde havaya ve suya ihtiyaç duyduklarını yazmıştık. Saksı içerisinde yeterince nemli ve havadar bir ortam varsa kökler bolca büyür ve saçaklanır. Fakat nem yoksa nemi bulmak için uzar giderler veya hava olmadığı için büyüyemez ölürler. Uygun ortam varsa bu uygun ortamın tamamını sağlıklı saçak köklerle doldurur ve bu bahsettiğimiz saçak kök yapısına ulaşmamız kolaylaşır. İnorganik toprak dediğimiz topraklar doğada organik içerik barındırmayan taş, kaya, kil parçalarıdır. Lav kayası, ponza, perlit, dere kumu, zeolit, türlü kaya parçaları, kuvars, kömür gibi içeriğindeki tüm yaşayan yapıyı kaybetmiş malzemeler ile Japonya'dan dünya bonsai pazarına sunulan akadama, kanuma gibi toprak türlerine biz inorganik toprak diyoruz. Bunların her birinin su tutma kapasitesi, pH'ı, katyon değişim kapasitesi (KDK), parçalanma (ayrışma) hızı gibi özellikleri birbirinden farklıdır. Organik dediğimiz toprak türleri ise bildiğimiz bahçe toprağı, torf, yosun, ağaç kabukları gibi organik içerik bulunduran malzemelerdir. İnorganik toprakların bazı ortak özellikleri şunlardır: Kolay parçalanmazlar. Su tutma kapasiteleri ve KDK'ları organik topraklara göre düşüktür. Havalanmaları daha yüksektir. İçerikleri boştur, yararlı veya zararlı mikroorganizma ya da başka yapı içermezler. Yapı ve özelliklerini uzun süre koruyabilirler. Organik toprakların bazı ortak özellikleri ise şunlardır: Kolay parçalanırlar veya parçalanmış durumdadırlar. İçerikleri çok değişkendir. Standart değillerdir. Yararlı/zararlı çok fazla mikroorganizma içerebilirler. Su tutma kapasiteleri ve KDK'ları genelde yüksektir. Islanıp kurudukça yapıları ve dolayısıyla su tutma kapasiteleri/havalanmaları değişiklik gösterebilir. İnorganik toprakların ortak özelliklerine baktığımızda kolay parçalanmamaları hemen ön plana çıkıyor. Kolay parçalanmadıkları için su tutma kapasiteleri kolay değişmiyor. Tanecik boyutu küçüldükçe, tozlaşma arttıkça su tutma kapasitesi artar ve dolayısıyla havalanma da azalır. Kolay parçalanmayan toprak karışımı, bizim saksı içerisindeki hava ve su dengesini daha uzun süre koruyabilmemizi sağlıyor. Böylece saksı değişim sürecini uzatabiliyoruz. Ancak toprağın zor parçalanması veya hiç parçalanmaması da istediğimiz bir durum değil. Çünkü saçak kökler bu parçacıkları parçalayamadıkları için kolayca saçaklanmaya devam edemezler, hep engellerle karşılaşırlar. İşte tam burada uygun toprak karışımı ve bu toprak karışımının içeriğindeki malzemeler ön plana çıkıyor. Uygun toprak karışımımız ağacımızdan beklediğimiz saçak köklenmeyi sağlayacak, köklerin ihtiyaç duyduğu nemlenmeye ve havalanmaya imkan sağlayacak, doğru pH'ta olacak, tanecik boyutu uygun olacaktır. Bunu hazırlamak hamur hazırlamaya benziyor, unu çok koyarsanız sert, suyunu çok koyarsanız vıcık olur, tuzu çok atarsanız tuzlu olur. Toprak karışımlarınıza da koyacağınız her malzeme o karışımın su tutma kapasitesini etkiler, KDK'sını değiştirir, pH'ını farklılaştırır. Organik toprak karışımlarında ise durum bizim isteklerimizin biraz dışında gelişir. Öncelikle içeriğini bilmediğimiz için gübreleme yapmak istemediğimiz bir ağaçta gübreleme etkisi yapabilir, ya da zararlı mikroorganizmalar kökleri yiyebilir. pH'ı çok farklı olabilir ve su tutma kapasitesi toprağın ıslanıp kurudukça birbirine tutunması ve süngerleşmesiyle sürekli farklılaşabilir. Tüm bu belirsizlikler de bize dengede tutması çok ama çok zor bir saksı ortamı oluşturur. Sanıldığının aksine inorganik toprak zor değil kolay yoldur. Çünkü inorganik toprak karışımı ile saksı içerisinde istediğiniz kadar su tutar, pH'ı istediğiniz gibi ayarlar, tanecik boyutuyla köklenme hızını, saksı değişim süresini, havalanmayı ve üzerinde oynamak istediğiniz bir çok şeyi değiştirebilirsiniz. Bu da sizi tahmin edilemez sürprizlerden korur. Mesela su tutma kapasitesini ele alalım. Diyelim ki elinizde 1 litrelik bir kova var. Siz buna 100 litre su dökseniz bile o kova en fazla 1 litre su alabilir. İnorganik toprak karışımınız da su tutma kapasitesinin üstünde su tutamayacaktır, fazla su akıp gidecek ve havalanma için uygun boşluklar oluşacaktır. Fakat organik karışımlar böyle olmuyor. Siz suladıkça daha fazla su çekiyor, çamurlaşıyor, ya da suyu reddediyor içine almıyor. Böyle belirsiz bir ortam da sizin sulamanızı bir hayli zorlaştırıyor. Saksının üstüne bakıp kuru olduğunu düşünüyorsunuz, sulama yapıyorsunuz ve alt taraflar daha da çamurlaşıyor. Bazı yerler süngerleşmiş şekilde suyu hiç ememiyorken bazı yerler de birbirine tutunarak istemediğimiz su havuzları oluşturuyor. En kötüsü de organik toprak ıslandıkça saksı altındaki deliklere yapışıp havalanmayı engelliyor. Tüm bu havasız ortamda zararlılar ürüyor, kök hastalıkları baş gösteriyor, istediğimiz 'saksı içindeki maksimum verim'den hızla uzaklaşıyoruz. Tüm bunları göz önünde bulundurduğunuzda inorganik toprak karışımı bizim için olmazsa olmaz. İstediğimiz saçaklanmaya ulaşmak için, istediğimiz kadar gübreleme yapabilmek için, köklerin istediği optimum ortamı oluşturabilmek için inorganik toprak karışımları kullanmalıyız. Peki hiç organik bileşen olmamalı mı? İhtiyacınıza göre tabiki de organik topraklar da kullanabilirsiniz. Ama şunu unutmayın, organik bileşen oranı arttıkça sürprizler de artabilir. Hele ki içeriğini bilmediğiniz, daha önce hiç kullanmadığınız organik toprak türleri kullanırsanız bu ihtimal daha da artar. Tamamen inorganik toprağa aldığınız bir ağacınızı 1 saat boyunca sulasanız bile kök çürümesi yaşamazsınız. Dolayısıyla aşırı sulama gibi bir problem ortadan kalkmış olur. Çam türleri gibi havalanmayı çok isteyen türlerde kolay parçalanmayan ve az su tutan malzemeler kullanırsanız inorganik toprak karışımınızda bu ağaçların bakımı da daha kolay olacaktır. İnorganik toprak karışımında 1 yıllık köklenme. İç kısmı bolca saçaklanmış. Organik toprak karışımında köklenme. Saçak kökleri hep dışarıya atmış ve içerideki kökler haliyle odunlaşmış. Fotoğraf: commons.wikimedia.org İnorganik toprak karışımları satın alırken bu bahsettiğimiz özelliklere göre toprak seçebilirsiniz. Sitemizden inorganik toprak karışımı satın alabilirsiniz. Dipnot: Çam ve ardıç türlerinde saksı değişimi yaparken kök topunu tamamen topraktan temizlememiz ağaç için öldürücü olabilir. Bu sebeple kök topunun inorganik toprakla değiştirilmesi parça parça ve uzun yıllara bölünerek yapılmalıdır. Sulama esnasında da bu kök topundaki organik toprak varlığı her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. anahtar kelimeler: "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Neden Saksı Değişimi Yapmalıyız?
Saksı değişimi demek ağaçları gençleştirmek demek. Saksı içini düzenleyerek, kökleri terbiye ederek, ağaçlarınıza büyüyecek alan sunarak onları birkaç yıl daha saksıda yaşayabilecek duruma getirebilirsiniz. Kökler yaşamak ve büyümek için şeker harcarlar ve bu şekeri harcamak için solunuma ihtiyaç duyarlar. Yani hava (oksijene) olmazsa şekeri yakamazlar, dolayısıyla enerji üretemezler. Enerjisiz kaldıklarında da ölmeye başlarlar. Ölen şey uygun ortam varsa çürür. Çürüme dediğimiz olay da bir tür mantar oluşumudur. Yani: Toprak ortamınız suyu tahliye edemiyorsa Toprağınızda hava hareketi olmuyorsa Kökler toprak içinde havasızlıktan ölmeye başlıyorsa artık bu ıslanan alandaki 'ceset' kökler mantarlar vasıtasıyla çürümeye başlıyor ve bu mantarlar diğer sağlıklı köklere de bulaşıp onları da çürütmeye devam ediyor. Köklerin büyümesini tetikleyen bir diğer şeyse nemdir. Kökler nemi hisseder ve neme doğru uzamaya çalışırlar. Nem yoksa rastgele uzarlar, eğer ki nemsizlik uzun süre devam ederse bu sefer kurumaya başlarlar. Yapılan çalışmalarda sadece tohumdan çıkan ilk köklerin yer çekimine göre hareket ettiği gözlenmiş, bundan sonra uzayan tüm köklerin neme yönelerek büyüdüğü görülmüş. Dolayısıyla toprak içindeki nemsizlik kökleri kurutur. Peki kökler nasıl kururlar, biz ağaçlarımızı sularken onlar nasıl nemden uzak kalırlar? Saksı içinde kökler bu bahsettiğimiz havaya ve neme ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla saksı içinde kökler için bir hava ve su dengesi olmak zorunda. Eğer ki bu denge bozulmaya başlarsa köklerde bazı sıkıntılar oluşmaya başlar. Bahsedildiği gibi havalanma çok artarsa nemlilik azalır kurumalar başlar, nemlilik çok artarsa havalanma azalır ve çürümeler başlar. İşte tam bu sebepten dolayı bizler saksı değişimi yapıyoruz: BOZULAN HAVA VE SU DENGESİNİ YENİDEN TESİS ETMEK! Biraz bu dengenin nasıl bozulabileceğini izleyelim. Mesela havalanma nasıl artabilir ve toprağımız hızla kurur? Eğer ki: Toprak karışımımızda kullandığımız malzemeler su tutma kapasitesi yönünden fakirse, Toprak tanecik boyutu büyükse, Ağaçlarımız çok sert rüzgara maruz kalıyorsa, Ortam çok sıcak ve kuruysa, Bazı bölgeler suya ulaşamıyorsa (toprak çözünüp sıkışıp içine su almamaya başlayabilir) toprak hızla nem kaybeder ve kurur. Böylece hava oranı çok hızlı bir şekilde artar. Bu da kökleri kurutabilir. Peki su miktarı nasıl artabilir? Kısacası sulama sonrası saksıdan su akıp gitmiyorsa artık bu denge bozulmuştur diyebiliriz. Toprak karışımınız hızla çözünüp toz haline geliyorsa, Saksı içindeki köklenme çok arttıysa ve suyun hem tahliyesini hem de saksı içinde her yere ulaşmasını engelliyorsa, Toprak karışımınız çok su tutuyorsa, Toprağınız havalanmıyor ve kuruyamıyorsa, Saksı delikleri bir şekilde tıkandıysa, saksı içindeki su miktarı hızla artmaya başlar ve yukarıda bahsettiğimiz kök çürümesi gibi problemleri yaşamaya başlarız. İşte bahsettiğimiz bu dengeyi tekrardan oluşturmak için saksı değişimi yapmamız gerekiyor. Ne yaparsak yapalım belirli bir süre sonra bu denge mutlaka bozulacaktır. Zaten yıldan yıla bu denge bozulmuyorsa o ağacımız kök büyütmüyordur, sağlıklı değildir. Saksı değişimi yaparak biz bu hava ve su dengesi bozulan kök yapısını tekrardan ağacımıza uygun taze toprakla tanıştırırız. Aynı zamanda kök budaması yaparak kökleri düzenleriz. Kalın kökleri alarak daha da kalınlaşarak saksı içinde gereksiz yer kaplamasını engelleriz. Dolanıp dönmeye başlayan kökleri de budayarak ağaç için sağlıklı bir saksı ortamı hazırlarız. Böylece ağaçlarımız saksı boyuna ve büyüme hızına göre birkaç yıl daha o saksı içerisinde sağlıklı büyümeye devam ederler. Eğer saksı değişimi yapmazsak zamanla ağacımız kat kat dolanan kökler büyüterek saksı içinde yükselmeye başlar. Bu durum uzun süre devam ederse kökler kendi başlarına dolandıkça topraktan uzaklaşırlar ve ihtiyaçları olan sudan da mahrum kalırlar. Eski kökler odunlaşmaya başlar, zamanla birbirlerine kaynaşır. Bu da zaman geçtikçe kök terbiyesi işlemini daha da zorlaştırır. Bizim amacımız gövdenin ve yüzey köklerinin (nebari) hemen altında tamamen saçak yapıda kökler elde etmek. Saksı değişimi ve kök terbiyesi yaparak buna ulaşmaya çalışırız. Böylece yıldan yıla saksı boyutunu küçülterek ağaçlarımızın büyümesini istediğimiz gibi kontrol altına alabiliriz. Doğru kök budaması yapılmamış ve zamanla kökleri odunlaşarak birbirine kaynamış bir ağacın sağlıksız kök yapısı: Kökleri dolanmaya başlayan ağaçlar: anahtar kelimeler: "saksı değişimi", "bonsai saksı değişimi nasıl yapılır", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- İç Mekan Tür Diye Bir Şey Yoktur!
Bütün ağaçlar dış mekandır. Hiç bir ağacın doğasında iç mekanda yaşamak gibi bir şey yoktur. Doğal ikliminden dolayı bazı grup türler iç mekan dediğimiz ortamlarda yaşamaya alışkın oldukları için bunlara iç mekan türler diyoruz. Ancak bu ağaçlar da kendi iklimlerinde doğal olarak dışarıda birçok doğal olayı hissederek, yaşayarak hayatlarına devam ediyorlar. Fotoğraf: Tato Bonsai Tropikal ve alt-tropikal kuşaklara özgü türler genel olarak yıl boyunca sabit sıcaklıkta ve belirli süre güneş ışığı alarak büyürler. Mevsim geçişleri yoktur, dolayısıyla bu türlerde kış uykusu dediğimiz dinlenmeye dönük bir döngü de yoktur. Yani kabaca tabirle daha anlık yaşarlar, enerji ürettikçe büyürler, ortamları uygun değilse hemen korumaya geçerler. Bu korumayı da bir anda yaprak dökerek veya gelişimlerini durdurarak yaparlar. Mutlu olduklarında sürekli büyürler, kök yaparlar, dallanırlar, çiçeklenirler. Tepkileri hızlıdır, bazı şeylere toleransları düşük, bazı şeylere daha yüksektir. İç mekan tür yoktur! Bu bahsettiğimiz tropikal ve alt-tropikal bölgelerin genel özellikleri şunlardır: Nem oranları yüksektir. Özellikle tropikal bölgeler yıl boyunca yağmur alırlar. Kışları yumuşak geçer, soğuk pek hissedilmez. Mevsim geçişleri çok yumuşaktır, dolayısıyla yıl boyunca benzer hava durumu/iklim hissedilir. Gün ışığı süresi uzundur. Güneş daha dik açıyla gelir. Çok yükseklere uzanan ağaçlarla dolu zengin ormanlar vardır. Bu özellikler bu bölgelere özgü ağaçlara bazı özellikler kazandırmışlardır. Güneşi sürekli gören ağaçlar daha dayanıklı yapraklar büyütürken bu tarz ağaçların gölgesinde büyüyen ağaçlar güneş ışığına karşı daha hassas oluyorlar. Hepsi nemli ortamı severler (%60 üzeri nem oranı). Gün içerisinde en az 12 saat aydınlık ortam isterler. Kış uykusuna ihtiyaç duymazlar, çoğunlukla yaprak dökmezler, dolayısıyla mevsimsel davranışları çok yoktur. Uygun ortam varsa güç kaybetmenin aksine sürekli güçlenerek sürekli büyüyebilirler. Tam tersi durumda, yani uygun ortam yoksa (ortam çok kuruysa yani nem oranı düşükse, sert güneş alıyorsa, vs.) hızla tepki verirler; yaprak dökerler, solarlar, bazı dallarını feda ederler, veya gelişimlerini tamamen durdururlar. Aslında bu tarz davranışlar ağaçların genel tepkileridir, sadece bu iklim kuşaklarına özgü ağaçlar bu tepkileri daha hızlı verirler. Mesela çok narin olarak bildiğimiz Japon Akçaağaçları (Acer palmatum) aslında o kadar da narin değil, gayet güçlü türlerdir. Siz bir Japon Akçaağacını ev içinde 3-4 yıl boyunca bakabilirsiniz. Ama eninde sonunda ölecektir, çünkü yıldan yıla kışı yaşamadığı için, günlük sıcaklık değişimlerini hissetmediği için tropikal türler gibi sürekli büyümeye yönelik bir metabolizmaya döneceklerdir ama, ürettikleri enerji yetersiz kalacağı için yıldan yıla güç kaybedecekler ve ufacık bir sallantıda (hastalık, kötü ortam, vs.) öleceklerdir. Bu sebeple iç mekan tür dediğimiz ve genel olarak 'kolay' diye nitelediğimiz bu tropikal türler aslında daha zor türlerdir. Çünkü ev içerisinde sabit bir nem oranı sağlamak, sıcaklığı ve ışık düzeyini sabit tutmaya çalışırken ağaca esinti sağlamak kolay değildir. Yine de evlerimizin bahçesi olmadığı için, balkon veya terasa sahip olmadığımız için ve bonsaileri birer biblo olarak gördüğümüz için (!) onları ev içerisinde yetiştirmek istiyoruz. Böylece bu bakımı zor 'iç mekan' türlere yöneliyoruz. Piyasada da hediyelik olarak gördüğümüz birçok bonsai sırf bu sebeplerden ötürü bu tropikal türler olarak raflarda yerini alıyor. Oysa dış mekanda ağaç bakmak çok daha kolay. Peki neden? Yazının en başında söylediğim gibi tüm türler dış mekan türlerdir. Bizim ülkemizde dış mekan tür dediğimiz türler de genel olarak yazı, kışı yaşamak isteyen, yıl boyunca dışarıda bırakıldığında problem yaşamayacak türlerdir. Akçaağaçlar, çamlar, ardıçlar, serviler, gürgenler, alıçlar, mor salkımlar, ve çok daha fazlası... Ülkemizde bolca yetişen ve genel olarak ülkemizin birçok bölgesindeki iklime uygun bu türler bizim dış mekan dediğimiz türler. Peki bu ağaçların ortak özellikleri neler? Hepsi günlük sıcaklık farklarını hissetmek isterler. Yaprak dökmeseler bile sonbaharı yaşayarak kışa hazırlık yapmak (güç toplamak) isterler. Sonbaharda biriktirdikleri enerjiyi ilkbaharda harcamak isterler. Yazın sıcak olduğunu hissedince gelişimlerini durdurup kendilerini korumaya alabilirler (yaz uykusu). Sürekli sıcaklık, gün ışığı süresi hesabı yaparak mevsimleri hissederler ve ona göre kendilerini ayarlarlar. Bu özellikleri ve bunlara benzer daha bir çok özelliği düşündüğümüzde dış mekan türler için yapmamız gereken tek şey onları doğru yerde konumlandırmak ve doğru sulamak! Nem, rüzgar, güneş, sıcaklık ve fazlası zaten çevrelerinde mevcut. Dolayısıyla olağanüstü uğraşlara girmeden mutlu ağaçlar yetiştirmeniz çok kolay. Peki dış mekan dediğimiz bu türleri iç mekanda bakmaya çalışırsanız ne olur? Mesela bir Japon Beyaz Çamını (Pinus parviflora veya Pinus pentaphylla) ev içinde bakmaya çalışırsanız ne olur? İlk önce dış mekanda direk güneş ışığı altında yaşamaya uyum sağlamış bu tür ağaçlar için ev içinde aydınlık dediğimiz ortamlar bile çok karanlık kalacaktır. Yani ışık miktarı onlar için ihtiyacın çok altında olacaktır. Bu sebeple gelişimleri doğrudan sekteye uğrayacaktır. Ev içerisinde esinti alamadıkları için kolayca terleyemeyecek, yani yapraklarından dışkılama yapamayacaklar. Aynı şekilde yaprak yüzeyleri veya terlemeye ihtiyaç duyan bölgeler kolayca buharlaşamadığı için ıslak kalacak. Bu da mantar hastalıklarını başlatacak, haşereler için uygun konuşlanma ortamı sağlayacak. Esinti alamamaları sadece terlemeyi değil toprağın havalanmasını da engelleyecek. Saksı deliği ile toprak yüzeyi arasında hiç bir hava hareketi olmayacak ve toprak daha uzun süre ıslak kalacak, köklerin ihtiyaç duyduğu oksijen de zamanla azalacak. Oksijenin azalması toprak ortamını hiç istemediğimiz anaerobik ortama dönüştürecek ve burada da zararlılar boy göstermeye başlayacak. Ağaçlar kendilerini sürekli hızla değişen ev ortamına uyum sağlamaya çalıştıkça strese girecekler. Bir gün ısıtıcı çalışacak hava ısısı hızla artacak, nem düşecek. Başka bir gün klima devreye girecek bir anda soğuk olacak. Perdeler kapanınca karanlık, açılınca gündüz olacak. Bunun gibi bir çok etmen çok hızlı bir şekilde cereyan edecek ve ağaçlarımız bocalamaya başlayacak. Diyelim ki bu Japon Beyaz Çamımız hiç bir hastalık veya haşere görmeden yaşamına devam ediyor. Bu sefer, yıl boyunca iç mekanda tutulan bu Japon Beyaz Çamımız mumlarını uzatacak, iğnelerini uzatacak, fakat Sonbahar geldiğinde bunu fark etmeyecek. Çünkü hava onun için soğumaya başlamayacak, ancak gün ışığı azalmaya devam edecek. Sonbaharı yaşamadığı için enerji biriktirmeyecek, böylece enerji (nişasta, şeker) biriktirmeye uygun metabolizma kışa girecek ve kışı yaşayamayacak. İlkbahar gelecek ve sadece gün ışığı arttığı için büyümek isteyecek fakat enerji depoları yetersiz kalacak. Gücü zamanla azalacak ve ufacık bir mantar hastalığında çok büyük tepkiler verecek, bir anda sıcak olduğunda bunu tolere edemeyecek, veya haşere bulaştığında güçsüz ve savunmasız kalacak. Böylece yıldan yıla içindeki tüm enerji boşalacak ve ağacımız ağır ağır ölecek. Bu bahsettiğimiz iç mekan dış mekan ayrımı aslında çok sert bir ayrım değil. Mesela ısıtılmayan cam balkon iç mekan mı dış mekan mı? Burada çam bakabilir misiniz, ya da akçaağaç? Veya apartman boşluğu, veya tüm gün camları kapıları açık oturma odamız?.. Aslında önemli olan mekanın neresi olduğu değil, ağaçların ihtiyaçları ve sizin bu ihtiyaçları karşılayabilme imkanınız. Bu kabiliyetlere sahipseniz bir çok ağaç türünü bir çok yerde yetiştirebilirsiniz. Ama güçlü ve sağlıklı ağaçlar büyüterek dengeli, güzel bir gelişim istiyorsanız ikliminize, evinize, ortamına uygun ağaçlar seçin! anahtar kelimeler: "iç mekan bonsai türleri", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Zeytin - Olea europaea
Ilıman alt-tropikal bölgelere özgü zeytin türleri ülkemizin özellikle Ege Bölgesi'nin en önemli ağaç türleri arasındadır. Çok yıllık ağaçların bile ufak kalması, yaşlılığı ve estetiği bambaşka bir heybetle bize sunması zeytin ağaçlarını bonsai sanatına uygun ağaçlar haline getiriyor. Ayrıca çok güçlü türler olmaları sebebiyle başlangıç aşamasındaki meraklılar için de gözdeliğini her zaman koruyacak gibi görünüyor. Akdeniz iklimine sahip Avrupa ülkelerinde, özellikle İtalya'da çok fazla değerlendirilmekte ve tüm dünyadaki bonsai sanatçılarını etkilemektedir. Son olarak, odunsu yapısının kuvvetli olması, kabuk rengi ve dokusu ile de oyma işlerinde de popüler bir ağaç türüdür. Zeytin türlerinden özellikle Delice Zeytin olarak adlandırılan türün (Olea europaea sylvestris) yaprakları küçük ve boğum aralıkları daha kısadır. Gövde kabuk dokusu da daha kalın ve göz alıcı estetiğe sahiptir. Yamadori olarak elde edilen zeytin türlerinin çoğunluğu bu tür zeytinlerdir. Konumlandırma - Zeytin türleri genellikle sıcağı ve güneşi severler. Tüm gün güneş altında bırakıldıklarında yaprakları küçülür ve boğum aralıkları kısalır. 0° C sıcaklıkta yaşayabilirler fakat 6-7° C sıcaklıkların altında serada koruma altına alınmaları daha uygun olacaktır. İç mekanda da yetiştirilebilirler ancak ilkbahardan sonbahara kadar dışarıda yetiştirilmeleri gerekir. İç mekanda kuru havadan ve ışıksızlıktan etkilenirler ve güçsüzleşmeye başlarlar. Sulama - Toprağı kurudukça sulanmalıdır. Sürekli ıslak kalan toprak ortamını sevmezler. Havadar ve gevşek yapıdaki topraklarda gelişimleri daha iyidir. Gübreleme - İlkbaharda ve sonbaharda gübrelenebilirler. Gübre paketlerinde tavsiye edilen ölçülerde gübreleme yapılabilir. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme yılın her zamanı yapılabilir. Telleme yapılırken dikkatli olunmalıdır, çok kırılgandır. Budama sonrası geriye doğru kuruma yapma ihtimali yüksektir. Her yerden kolayca sürgün verebilir. Saksı Değiştirme - Standart bonsai toprağı karışımı kullanılarak iki ya da üç yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında yeni sürgün vermeye başladığında saksı değişimi yapılabilir. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Kök topunda 3'te 1 oranda azaltma yapılabilir. pH'ı 7-8 arasında olan toprak karışımlarını sever. Bonsai eğitimini tamamlamış ağaçlarda saksı değişim süresi daha da uzatılabilir. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. Tohumdan yetiştirilmek istenirse tohumlar ilkbahar ya da sonbaharda dışarıya ekilmelidir. İlkbaharın ortalarında havai köklendirme de yapılabilir. Çelikler sera ortamında kolayca köklenirler. İlaçlama - Yaprak bitleri, koşnil, mantar ve diğer kök hastalıkları ortaya çıkabilir. Birer hafta arayla toplam 3 hafta insektisit kullanarak önlem alınabilir. 2 hafta süreyle de aynı şekilde mantar ilacı da kullanılabilir. anahtar kelimeler: "zeytin bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika ( bonsaiseika.com ) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Ölmeye Başlayan Bonsaileri Kurtarma Yöntemi (Tropikal Türler)
Bonsailerin kötü namının en büyük sebebi bakımsız ortamlarda yetiştirilip hediyelik olarak gönderilen ithal bonsailer. Bu ağaçlar genel olarak öyle güçsüz ve bakımsız ki, çok kısa sürede ortam değişikliğinden dolayı yapraklarını dökerek ölmeye başlıyorlar. Doğal olarak bonsaiyle ilk defa tanışanlar kötü bir tecrübe yaşayıp bu güzel sanattan hızla uzaklaşıyorlar ve 'bunlar yaşamıyor, hepsi ölüyor' gibi hızla yayılan söylemler üretiyorlar. Öncelikle bilmemiz gereken şey şu, doğadaki her bitki gibi bonsailer de birer ağaç. Dolayısıyla onlar da suya ve güneşe ihtiyaç duyuyor, onlar da aynı şekilde büyüyor. Doğası gereği küçük kalmıyor, bonsai teknikleriyle minyatürleştiriliyor. Yani bıraksanız her bonsai büyür ve ağaç olur uygun ortamında. Bu ağaçların en büyük farkı saksı gibi küçük bir ortamda yaşıyor olmaları, dolayısıyla daha hassaslar ve toleransları daha düşük. Ülkemizde 'market bonsaisi' olarak adlandırdığımız ithal ve ucuz bonsai türleri genellikle Ficus, Carmona, Ulmus ve Ligustrum türleridir. Bu türlerin hepsi Tropikal türler olup daha kuru toprak ve daha nemli ortam istiyorlar. Yani sulamalar arasında toprağın birazcık kurumasına müsaade etmeliyiz, ama ağaçlarımızı nemli ortamlarda tutmalıyız. Bu yazıda bu türlerde yaşanan hızla yaprak dökme ve kuruma problemlerine değineceğiz. Bu bahsettiğimiz ithal bonsailer ev ortamına girer girmez kuru bir hava ve az ışıkla yaşamaya çalıştıkları için hemen yeşil yeşil, kurutmadan yaprak dökmeye başlıyorlar. Bu durum nemsiz ortamın belirtisidir. Eğer yapraklar kavrulup dökülüyorsa bu da susuzluktan kaynaklanır. Eğer yapraklar çakmakla yakılmış gibi ortalarından kurumaya başlıyorsa bu da güneş yanığıdır. Peki diyelim ki ağacımız yapraklarının tamamını döktü ve ölüp ölmediğini bilmiyoruz, bunu nasıl anlayabiliriz? Tırnağımızla ağacın üstten aşağıya doğru farklı yerlerinden kabuğunu çok küçük kazıyarak yeşil olup olmadığına bakarız. Eğer yeşillik varsa hayat var demektir, dolayısıyla hala kurtarılabilir. Eğer ağacımız ev/ofis ortamına girer girmez yaprak dökmeye başlarsa ona hızla nem sağlamalıyız. Bunun için üzerine poşet geçirmek çok etkili bir yöntem. Fotoğrafta görüldüğü gibi ağacınızın üstüne bir poşet geçirdiğiniz takdirde içerisinde oluşan nemli ortamda ağaç tekrardan yaprak büyütmeye başlayacak. Unutmayalım ki ne kadar yaprak, o kadar güç ve sağlık demek. Dolayısıyla yapraklar büyüyene kadar bu işlemi uygulamaya devam etmeliyiz. Peki nasıl? Öncelikle ağacımızın dallarına poşet değmemesi için içine birkaç tane çubuk saplayabilirsiniz. Daha sonra temiz ve saydam bir poşetin içini ıslatarak ağacın üstüne geçirin ve hava almasını engelleyin. Böylece içi ıslak poşet nemi hızla artıracaktır. Daha sonra ağacınızı oda sıcaklığında aydınlık (direk güneş almayan) bir yere konumlandırın ve poşeti 3-4 gün boyunca hiç açmayın. 3-4 gün sonra bu poşeti dikkatlice çıkarıp ağacınızı 10-15 dk havalandırın. Poşeti tekrardan yıkayın ve sonrasında üstüne tekrardan geçirin. Eğer havalandırmayı yapmazsanız küflenme başlayacaktır. Ayrıca içerideki havanın da sirküle edilmesi gerekmektedir. Eğer bu ıslak poşet yapraklara veya dallara değerse bunları da çürütebilir. Sulama Ağacınızı bu işleme başlamadan önce bir kez sulayın ve bir daha sulamayın. Poşeti havalandırdığınız dönemlerde toprağı kontrol edin ve kuruduysa sulayın, nemliyse sulamayın. Bu işlemi strese giren, yaprak döken, büyümeyen, saksı değişimi yapılan tropikal ağaçlarınıza uygulayabilirsiniz. Yapraklar büyüyüp sertleşene (koyu renk de almaya başlar) kadar bu işleme devam edin. Bundan sonra da havalandırma sürelerini artırarak, yani ağacınız artık iyi durumdaysa ilk önce 1-2 saat havalandırma, daha sonra 3-4 saat, sonrasında yarım gün havalandırma yaparak ağacınızı ortamına alıştırın. Aynı problemleri tekrar yaşamaya başlarsanız evinizin ortamını nemlendirmeye gayret gösterin. Bu işlemleri yaparken gübreleme yapmayın. Yaprak sayısı arttıktan sonra gübreleme yapabilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraflar ölmek üzere tüm yapraklarını susuzluktan ve nemsizlikten döken bir Carmona türünün yaprak büyütmeye başlamaya başlamasına ait. Ağacınızın türünü öğrenmek ve bakımıyla ilgili bilgiler edinmek için buraya tıklayabilirsiniz. anahtar kelimeler: "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl kurtarılır", "bonsai nasıl yaşar", "ölen bonsai nasıl", "bonsai yaprak dökmesi" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Bitkilerde Enerji: Nasıl Kazanılır, Nasıl Kullanılır?
Bitkilerin yaşamlarını devam ettirebilmeleri ve büyümeleri için ihtiyaç duydukları en önemli şey şekerdir. Bu şekeri doğadan hazır olarak alamazlar, kendileri üretirler ve biriktirirler. Biriktirdikleri bu şekeri kullanarak enerji üretirler ve yaşamlarına devam ederler. Ağaçlar topraktan enerji almazlar, enerjiyi kendileri üretirler. Ağaçlar topraktan aldıkları su (H2O) ile havadan aldıkları karbondioksiti (CO2) güneş ışığı ile tepkimeye sokarak şeker (C6H12O6) ve oksijen (O2) üretirler. Bu işleme fotosentez denir. Ürettikleri şekerleri kendi bünyelerinde biriktirirler ve zamanı gelince kullanırlar. Peki bu şeker nerede depolanır? Ağaçların odunsu kısmı yaşlı ağaçlarda tamamen ölü ve çok sert olan bir iç kısım ile bunun dışında köklerden yukarıya doğru tek yönlü su hareketinin olduğu daha yumuşak ama odunsu iletim borularından oluşan (tek yönlü su boruları gibi) ksilemden (odun borusu) oluşur. Genç odunsu ağaçlarda odun yapısı sadece ksilemden ibarettir. Ksilemin bir dış halkasında hücre bölünmesinin bolca olduğu kambiyum, onun dışında da çok yönlü sıvı hareketinin olduğu floem (soymuk boruları) vardır. Ağaçlar şekerlerini hücrelerin kofullarında ve ksilem borularında depolarlar. Dolayısıyla bonsai sanatında çokça arzuladığımız kalınlaşma bu şeker depolarının büyümesiyle sağlanır. Ayrıca ağaçlarımızın yapısını oluşturan iletim demetleri ne kadar artarsa kalınlaşma da o kadar artmış olacaktır. Çünkü kalınlaşma dediğimiz şey zaten bu boruların sayısının artması. Peki bunların sayıları nasıl artacak? Yaprak Sayısı ↗️Fotosentez ↗️ Şeker Üretimi ↗️Depolama Alanı ↗️Kalınlaşma ↗️Büyüme ↗️Yaprak Sayısı🔄 Ağaçlarda fotosentezi genellikle yeşil kısımlar yaparlar. Bazı farklı yaprak renklerine sahip türler güneş ışığının farklı dalga boylarını kullanırlar. Fakat en etkili fotosentez yapan türler yeşil renge sahiptirler. Fotosentezi yapraklar üzerindeki kloroplast tabakası yapar ve bu tabakanın içindeki klorofiller yapraklara yeşil rengini verir. Başlıyoruz... Güneş ışığı yaprak yüzeyindeki klorofile çarpınca bu yüzeyde terleme gerçekleşir ve su miktarı azalır. Su yapraklardan terleme yoluyla azaldıkça köklerden terleme olan yere doğru zincir şeklinde hareket etmeye başlar. Su köklerden terleme olan yaprağa doğru hareket ederken odun borularından (ksilem) geçer. Aynı zamanda topraktan aldığı mineralleri de bünyesine katar ve yaprağa doğru akmaya başlar. Bu esnada odun boruları üzerindeki şeker depolarından suyun içine şeker (enerji) karışır ve bu şekilde yapraklara doğru taşınır. Böylece yapraklar fotosentez yaparak enerji üretimine devam ederlerken terleme de yaparak hem ürettikleri oksijeni dışarı atarlar, hem de bünyelerindeki zararlı maddeleri uzaklaştırırlar. Ayrıca terleme ile sıcaklıklarını da dengelerler. Fakat, çok daha önemli bir şey var. Yapraklar terledikçe bünyelerinden su çekerken depodaki şekeri de çekmeye başlarlar. Dolayısıyla aktif bir şekilde fotosentez yapan ve terleyen bir yaprak o dal üzerindeki diğer tomurcukların da harekete geçmesine katkı sağlar. Yani odun borularından akan şekerli su dal üzerindeki tomurcukların da büyümesine sebep olur. Yepyeni bir soru, hangi tomurcuklar? Terleme ile köklerden su çekilir, çekilen su bünyesinde şeker taşır, şeker büyümeyi sağlar. Ağaçların gövde üzerindeki ölü sert kabuğun altındaki soymuk borularından da (floem) terleme yaptığını biliyoruz. Bu dallar için de geçerli, gövde için de... Yani dal üzerinde güneş ışığının çarptığı, ya da esintinin ulaştığı yerlerde bu terleme devam ediyor. Ne demiştik, terleme ile gövdeden zincir şeklinde su çekiliyor ve bu suyun bünyesinde şeker depolarından karışan şeker (sükroz) var. Dolayısıyla bu terleme ile bu tomurcuklara şeker ulaşıyor ve büyüme sağlanıyor. Demek ki, güneş ışığı terlemeyi tetikliyor, terleme ile o noktaya su hareketi oluşuyor, ağacın kendi ürettiği şeker ile içinde topraktan aldığı mineralleri barındıran su tomurcukları besliyor ve geri sürgünler oluşuyor. İşte bu sebeple bonsailerde özellikle ilkbaharın sonunda yoğunlaşan yaprakları seyreltmek ve güneş ışığı ile esintiyi (sert rüzgar değil) ağacımızın iç kısımlarına ulaştırmak gerekiyor. Burada değinilmesi gereken çok önemli bir nokta var, oksin hormonu. Köklendirici hormon olarak sıkça karşımıza çıkan IBA (indol butrik asit) bir oksin hormonudur ve köklerin, dalların ve tomurcukların uç kısımlarında oluşur. Özellikle uç meristemlerde oksin bolca bulunur. Oksin hormonunun bir özelliği de lateral (yanlara doğru) büyümeyi baskılamasıdır. Ağaçlar dal üzerinde özellikle yaprak (çamlarda iğne) diplerinde aktif olmayan tomurcuklar oluştururlar. Bu tomurcuklar kış uykusundaki tomurcuklar gibidirler ve uç meristemdeki oksin hormonu bu tomurcukların büyümesini baskılar, diğer tabirle onları uykuda tutmaya devam eder. Eğer ki bu uç meristem bir şekilde kırılırsa ya da budanırsa, buradaki oksin hormonu yok olur ve bu baskılama ortadan kalkar, dolayısıyla arkadaki inaktif tomurcuklar uykudan uyanır ve büyümeye başlarlar. Bu sebeple doğru dönemlerde uç alımı dediğimiz küçük budamalar yaparak ağacımızdaki büyümeyi istediğimiz yerlere yönlendirmiş oluruz. Bahçecilikte yapılan çit budaması da bu mantıkla yapılır, uçlar kesilir ve iç kısımlarda sık dallanma sağlanır. Bu yazıdan çıkarabileceğimiz sonuçlar nelerdir? Yaprak miktarı arttıkça fotosentez ve buna bağlı olarak şeker (enerji) üretimi artar. Şeker üretimi arttıkça şekerin taşındığı yollar (soymuk boruları, floem) artar ve genişler. Soymuk borularında artan şeker oranı arttıkça odun borularındaki (ksilem) şeker depoları genişlemeye başlar. (Özellikle sonbahara doğru gerçekleşir.) Şeker depolarını oluşturan odun boruları arttıkça gövde ve dallar kalınlaşır. Bu bahsettiğimiz şeker depolarını ağaçlar sonbaharda daha çok oluştururlar. Böylece yaklaşan kış şartlarına uyum sağlarlar ve kışı sağlıklı bir şekilde geçirirler. Enerji yönelimi olarak çıkardığımız sonuçlar da şunlardır: Güneş ışığının ulaştığı yerde fotosentez ve terleme olur. Fotosentez sonucu ortaya çıkan oksijen terleme ile dışarı atılır. Terleme ile su kaybı yaşanır ve köklerden su çekilir (suyun birbirine bağlanarak hareket etmesine kohezyon kuvveti denir.). Odun borularından hareket eden su içinde topraktan aldığı elementleri (gübreleme) ve şeker depolarından akıp giderken bünyesinde çözdüğü şekeri (sükroz) yapraklara taşır. Su bu hareketi yaparken terleme yapan inaktif tomurcukları harekete geçirir. Suyun içindeki şeker iç bölgelerdeki tomurcukları besler ve büyümelerini sağlar, böylece dallanma (büyüme) artar. Bonsailerde enerji dağılımını dengelemek bu konsepti doğru anlayarak kolayca başarılabilir. Tabi her ağaç türünün davranışı da biyolojisi gereği farklı. Örnek olarak açelya türleri alt dallarında büyümeyi devam ettirirken diğer bir çok tür tepeye doğru uzama eğilimindedir. Aynı şekilde mezarlık servisi de denilen kara serviler incecik bir şekilde boyuna uzamaya gayret ederken ardıç gibi çalı türleri yatayda uzama eğiliminde. Ama tüm türler için şunu söyleyebiliriz ki, güneş ışığı terlemeyi ve dolayısıyla büyümeyi tetikliyor. Bu sebeplerden dolayı ağaçların aşağıda ve içeride karanlıkta kalan dalları kendilerine su (ve enerji) çekemedikleri için kuruyup ölüyorlar. Bonsai sanatında biz, mümkün olduğunca enerjiyi bu iç ve alt kısımlara yönlendirerek bonsailerimizi içeriye doğru kuvvetlendirmeliyiz ki onların bakımlarını uzun yıllar boyunca şekillerini bozmadan devam ettirebilelim.
- Ardıç Türleri - Juniperus spp.
Çamlar ve akçaağaçlar ile birlikte bonsai sanatında en fazla karşılaştığımız bir diğer tür ardıçlardır. Ardıçlar doğada genelde çalı formunda yetişirler. Çok hareketli gövdeleri ve dalları ile güzel yamadori materyalleridir. Renklerinin kontrastlığı, ibrelerinin 'şirinliği' ile bonsai sanatını hiç tanımayanlar bile onlara kolayca aşık olabilirler. Yetişkin (mature, adult) ve genç (juvenile) olmak üzere iki çeşit ibreleri vardır. Bunlar ayrıca pullu (scale-like) ve iğneli (needle-like) ibreler olarak da anılır. Bazı türler stres yaşadıklarında veya başka dış etmenlerle geçici süreliğine bu iki tür ibre arasında geçiş yapabilirler. Örnek olarak sabin ardıcı (J. sabina) pullu ibre yapısında yetişirken stres yaşadığı dönemde iğneli ibre yapısına geçerken bazı iğneli ibrelere sahip türler benzer durumlarda pullu ibre sürerler. Ağaç stresini azalttıkça iğneli ibrelerden pullu ibrelere dönüş yaparlar (ya da tam tersi), ancak bu dönemde stresini artıracak her işlemden kaçınmak gerekir. İğneli türler diğerlerine göre daha dayanıklıdırlar. Bugüne kadar sınıflandırması yapılmış 50'den fazla ardıç türü vardır. Hemen hemen her türü bonsai sanatında kullanılmıştır. Dallarının yumuşaklığı, ibrelerinin estetik görüntüsü, ölü dal (jin) ve gövdesinin (shari) genelde kırmızı olan canlı dokusuyla çok güzel kontrast oluşturarak ortaya koyduğu görsel haz ile ardıçlar bonsai sanatında en çok tercih edilen türler arasında ilk sıralara yerleşmiştir. Dallarının kolay eğilip şekil alması, her stilde çalışmaya olanak vermesi, bir çok iklimde yaşayabilmeleri ve uygulanan bonsai tekniklerini kolayca tolere edebilmesiyle ardıçlar başlangıç seviyesinden itibaren herkesin çalışabileceği türlerdendir. Bonsai sanatında en çok tercih edilen türü Çin ardıcı (J. chinensis var. sargentii) , diğer adıyla Shimpaku'dur. Shimpakuların da kendi içinde farklılıkları vardır. Düz shimpaku olarak anılanlar daha koyu renkli ibrelere sahipken Shimpaku Itoigawa'lar fıstık yeşiline yakın bir renkleri vardır. Shimpaku Kishu'ların da renkleri Itoigawa'ya yakın fakat hem ibreleri daha kalın hem de daha sıktır. Bahsi geçen diğer türlere göre Kishu daha dayanıklı bir türdür. Sabin ardıcı (J. sabina), adi ardıç (J. communis), altuni ardıç (J. old gold), yayılıcı ardıç (J. horizontalis), ülkemizde kolayca bulabildiğimiz türlerdendir. İthal olarak J. squamata, J. procumbens gibi farklı türlerle de güzel bonsai çalışmaları yapılabilir. Ardıçlar için en önemli kısım folyajıdır. Güçlerini folyaj yoğunluğundan alırlar. Bu sebeple folyajının üçte ikisinden fazlası bir kerede yok edilmemelidir. Folyajını kaybettiğinde köklerine kesinlikle dokunmamanız gerekir, mevcut kökleri ile stresini daha kolay atlatacaktır. Konumlandırma - Tüm ardıç türleri dış mekan bitkilerdir. Tüm gün güneş aldıklarında güzel gelişirler ve ibreleri sıklaşır. Kışa dayanıklıdırlar, -10 (C) derecenin altında ışığa ihtiyaçları yoktur. Bu sıcaklıklarda ibreleri mora dönebilir, baharda tekrardan yeşile dönecektir. İçeride yetiştirilebileceğini söyleyen hiç bir kaynağa güvenmeyin, iç mekanda büyümeya başlasalar bile yıldan yıla öleceklerdir. Öldüklerinde yeşil kalmaya devam edebilirler. Nemli ya da kurak her ortamda güzelce yetişirler. Sulama - Kolayca kök çürümesi yapabilirler. Bu sebeple az su tutan toprak karışımları tercih edilmelidir. Kökleri nemli ve çamursu ortamları sevmezler. Kök çürümesi durumunda ibreler sararıp kurumaya başlar. İbrelerinin ıslatılması hoşlarına gider. Ancak ilaçlama yapılmamış ardıçlarda mantar oluşmasını engellemek için folyajı ıslatmak tavsiye edilmez. Stresli ardıçlar nemli ortamda ibrelerinden su çekerek hayatta kalmaya devam edebilirler. Ayrıca ibreleri tozlanıp tıkanırsa terleyemez ve ölmeye başlayabilir, bu sebeple 3-5 sulamada bir ibreleri ıslatmak faydalı olacaktır. Gübreleme - İlkbaharda gübrelendiğinde ibre uzunlukları artmaya başlayacaktır. Bu sebeple görüntüyü çok bozmamak için gelişimini tamamlamış bonsailerin gübrelenmesi sadece sonbaharda yapılmalıdır. Budama - Sert budamaları ilkbahar öncesinde veya sonbahar başlarında yapılabilir. Ardıçların budanması ile ilgili farklı yaklaşımlar vardır. Bir yaklaşıma göre büyüme mevsimi boyunca serbest gelişime bırakıp sonbaharda işlem yapılması önerilirken başka bir yaklaşıma göre ilkbahardan itibaren uç alımı ve temizlik budaması ile ibreler çok kolay sıklaştırılabilir. Detaylarıyla araştırıp size uygun olan yaklaşımı uygulamanız daha doğru olacaktır. Biz ilkbahar boyunca sadece temizlik budaması yapıp sonbaharda sürgünleri kısaltıyoruz. İstenilen kalınlık ve güçteki ağaçlar için ilbaharda az miktarda uç alımı yapıyoruz. Saksı Değiştirme - Gelişim aşamasındaki ağaçlar 2 yılda bir, gelişimini tamamlamış ağaçlar 3-5 yılda bir saksı değişimine ihtiyaç duyarlar. Kökleri açığa çıkarılmamalıdır. İnorganik toprak karışımlarında güzel saçak köklenme yaparlar. Sert budama ve stil çalışması yapıldıysa saksı değişimi için en az 1 yıl beklenmelidir. Saksı değişimi yapıldıysa sert budama ve stil çalışması için 1 yıl beklenip ağacın toparlanması sağlanmalıdır. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle kolayca çoğaltılabilirler. Kesilen dallar toprağa sokulup yüksek nemli ortamda bırakılırsa kolayca çoğalırlar. Ayrıca havai köklendirme ve tohum ile de kolayca çoğaltılabilir. İlaçlama - Ardıç türleri bitlere ve bazı mantar hastalıklarına karşı çok hassastır. Bu sebeple mevsim geçişlerinde böcek ve mantar ilacı uygulaması yapılmalıdır. Daha fazla ardıç bonsai çalışmaları için Galeri/Ardıçlar sayfamızı ziyaret ebebilirsiniz. anahtar kelimeler: "ardıç bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Çoban Püskülü - Ilex crenata
Dünyanın hemen hemen her bölgesinde karşımıza çıkan ilex'ler genellikle çalı formundadırlar. Kışın yaprak dökmezler ve herdem yeşildirler. Yaprak şekilleri Şimşire çok benzer olduğu için çok karıştırılırlar. Ayırt etmenin en kolay yolu yaprak dizilişlerine bakmaktır. Şimşir (Buxus spp.) türlerinde yapraklar karşılıklı (opposite) dizilmişken ilex türlerinde yapraklar sarmal (alternate) dizilmiştir. Ayrıca şimşir türlerinde yaprak uçları düzken Ilex crenata'nın yaprak uçkarı hafif tırtıklıdır. Konumlandırma - Dış mekanda yarı gölge ya da tam güneşli yerlerde rahatlıkla yaşarlar. En iyi gelişim için çok aydınlık yerlerde doğrudan güneş almayan yerlerde konumlanmalıdırlar. Güneş ışığını tam alamadıkları durumlarda yaprak boyları büyüyebilir. Işığın yüksek olduğu yerlerde hem yaprak sıklığı artacak hem de yaprak boyutları küçülmeye başlayacaktır. Kışın hava sıcaklığının eksi değerlere düştüğü durumlarda dondan korunmaları daha güvenli olacaktır. Sulama - Toprağının tam olarak kurumasına müsaade etmeden sulanmalıdır. Kökleri nemli ortamı severler. Organik karışımlarda çok sulayarak kökleri çürütmemeye özen gösterilmelidir. Gübreleme - Büyüme döneminde 2-3 haftada bir gübrelenmelidirler. Sıvı ya da yavaş salınımlı katı gübre kullanılabilir. Gelişimleri hızlıdır. Budama - Ağır budama kış aylarının sonlarında, büyüme dönemi başlamadan yapılmalıdır. Telleme yaparken rafya kullanılması daha uygun olacaktır. Çünkü dalları çok esnek değildir, kolayca kırılabilir. Gelişim döneminde kes-büyüt-kes formülü uygulanarak hem kalınlaşma hem de geri sürgün almak kolaylaşır. Saksı Değiştirme - Biraz fazla su tutan bonsai toprağı karışımı kullanılarak yılda bir ya da iki yılda bir saksı değişimi yapılmalıdır. İlkbaharın başlarında yeni sürgün vermeye başladığında saksı değişimi yapılmalıdır. Tüm kökler açığa çıkarılabilir. Kök budaması da yapılabilir. Ancak kök topunu bozmadan saksı değişimi yapmak daha emniyetli olacaktır. Çoğaltma - Çelik yöntemiyle ya da tohumdan çoğaltılabilir. Tohumların yeşermesi çok uzun sürebilir. En etkili yöntem çelikleme yöntemidir. İlaçlama - Yaprak bitleri, koşnil, mantar ve diğer kök hastalıkları ortaya çıkabilir. İnsektisit ve fungisit ilaçların yapraklarına zararı yoktur. anahtar kelimeler: "şimşir bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.
- Ficus türleri (spp.)
Yaklaşık 800'den fazla ayrı türü olan Ficus türleri başlangıç seviyesindeki bonsai severler için hem temin etmesi, hem de bakımı kolay bir türdür. Tropikal bitki olmaları sebebiyle iç mekanda yetiştirilebilirler. Ayrıca nemin düşük olduğu ortamları tolere edebilir, bu da Ficus ağaçlarını uygun iç mekan ağaçları haline getirir. Ancak nemin ve güneş ışığının bol olduğu yerlerde daha hızlı ve güçlü büyüyeceklerdir. Bonsai sanatında en çok karşımıza çıkan türleri Ficus Retusa, Ficus Microcarpa (Ginseng köküne aşı yapılanlar F.Microcarpa Ginseng olarak adlandırılıyor), Ficus Benjamina türleridir. Ficus türleri havai kökler oluşturabilirler. Kaya üstüne bonsai çalışmasında Ficus'ların bu özelliği çokça kullanılır. Havai köklenmenin oluşması için nem oranının %100'e yakın oranda olması gerekir. Bu nem oranına doğal yollardan ulaşılamayacağı için ortam nemlendiriciler kullanılabilir. Ya da saksının altına koyacağınız su tepsisi de yaprakların etrafındaki nem oranını hayli artıracaktır. Havai kökler toprağa ulaştığında kök görevi yaparlar ve açıkta kalan kısımları odunlaşıp dal görünümüne kavuşurlar. Ficus türlerinin yaprakları zehirlidir. Özellikle evcil hayvan besleyenlerin dikkat etmesi gereken bir husustur. Konumlandırma - Hava sıcaklığının 15°C'nin altına düştüğü durumlarda içeriye alınarak soğuktan korunmalıdırlar. Günboyu güneş alan nemli bir yerde hızla gelişeceklerdir. Düşük sıcaklıklarda hemen ölmezler ancak sürekli devam eden sıcaklık düşmelerinde sağlıkları epey tehlikeye girer. Sıcaklığın 15°C'nin üstüne çıktığı havalarda dışarıda gölge olmayan, hafif rüzgarlı yerlerde konumlandırılabilirler. Klima, radyatör, soba gibi havayı kurutan ısıtıcılardan uzakta tutulmalıdırlar. F. benjamina türünün soğuğa mukavemeti daha düşüktür. Tüm ficus türleri için nem en kolay problem çözücüdür. Yapay nem oluşturarak ağacınızın gücüne ve sağlığına kavuşmasını kolaylıkla sağlayabilirsiniz. Sulama - İnorganik toprak karışımında kök çürümesi riski olmayacağı için toprağı kurudukça bolca sulanmalıdır. Az ya da fazla sulamayı tolere edebilirler. Gübreleme - Büyümenin devam ettiği süreçte 2 haftada bir gübrelenmelidirler. Azot oranı yüksek ya da dengeli gübreler tercih edilmelidir. Kış aylarında ve büyümenin durduğu zamanlarda gübreleme miktarı yavaşça azaltılıp kesilmelidir. Budama - Bonsainizin şeklini korumak adına sürekli budama yapabilirsiniz. Ancak yeni sürgünlerin en az 6-8 yaprak uzamasını bekleyip 2 yaprak kalacak şekilde budama yapılabilir. Gövdeden veya dallardan kolayca sürgün verebilir. Büyük yaralar aşı macunu (veya uygun yöntem) ile kapatılmalıdır. Büyüme ve kalınlaşma hızlı olacağından telleme konusunda tellerin gövdeye oturmamasına dikkat edilmelidir. Saksı Değiştirme - Büyüme mevsiminde 1 ya da 2 yıl arayla saksı değişimi yapılmalıdır. Herhangi bir bonsai toprağı karışımı kullanılabilir. Kök budamasını tolere edebilirler. Kökleri açığa çıkarılabilir. Çoğaltma - Havai köklendirme ile ya da çelik yöntemi ile kolayca köklendirilebilirler. Kesilen dallar suya konulduğunda da kolayca köklenecektir. Çelikler nemli ortamda çok hızlı ve kolayca köklenecektir. Büyüme mevsimi boyunca çelikleme yapılabilir. İlaçlama - Malathion içeren böcek ilaçları bu türlerde kullanılmamalıdır. Yaprak bitleri, örümcekler görülebilir. Ağaca kolayca zarar veremezler. Yaprak dökülmesi ya da şekil değiştirmesi kökteki problemlerle ya da aşırı sulamadan kaynaklı stresle ilgili olabilir. anahtar kelimeler: "ficus bonsai bakımı", "bonsai sanatı", "bonsai nedir", "bonsai nasıl yapılır", "bonsai nasıl yaşar", "bonsaiye nasıl başlanır" Bonsai Seika (bonsaiseika.com) sayfasında yayınlanan bütün yazılar birçok farklı kaynaktan derlenerek, yazarın sahip olduğu naçiz tecrübeler yazıya dökülerek hazırlanmıştır. İzinsiz ve onaysız kopyalanması, kaynak gösterilmeden alıntılanması yasaktır, emek hırsızlığıdır. All the blog readings covered in Bonsai Seika (bonsaiseika.com) are the compilation of the information from various sources and the humble experiences of the author. It is not allowed to copy or cite without permission and citation. It is another form of plagiarism.






























